Epilepsi

 

EPİLEPSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI

Epilepsi ve epilepsi nöbeti nedir?

Epilepsi bir hastanın tekrarlayan  nöbetler geçirmesi durumunu tanımlamaktadır. Epilepsinin birçok   sebebi vardır. Beyin hücre aktivitesinin normal düzenini bozan herhangi bir şey  nöbetlere sebep olabilir. Nöbetler genellikle bilinç kaybı ve kasılmalarla seyreden klinik tablolardır ama daha ileride izah edilecek çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir. klinik tablolardır ama daha ileride izah edilecek çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir.

Epilepsi beyni etkileyen bir hastalıktır. Beyinde milyarlarca sinir hücresi (nöron) vardır. Beyin fonksiyonlarının tümü bu nöron dizileri tarafından kontrol edilir ve dolayısıyla hareket, duyu, konuşma, düşünce ve duyguların hepsi düzenli bunlardan gelen sinyallere bağlıdır. Nöronların aktivitesi elektriksel ve kimyasal sinyallerle kontrol edilmektedir.

Düzeltilebilir veya kaçınılabilir bir duruma bağlı olarak tek bir nöbet veya tekrarlayan nöbetlerin geçirilmesi, her zaman mutlaka kişinin epilepsisi olduğunu anlamına gelmez. Yalnızca kişi, iki veya daha fazla herhangi bir nedene bağlı olmayan nöbet geçirirse, epilepsisi olduğu düşünülür.      

Epilepsili hastaları bu hastalık ile ilgili neler bilmelidir? 

Herhangi bir hastalıktan yakınan her hasta sorununun ne olduğu, hastalığına yaklaşım şekilleri ve hastalığının sonuçları hakkında bilgi alma hakkına sahiptir. Benzer şekilde kişinin bakım sorumlularına da ayrıca hastalarının hastalığı hakkında tavsiyelerde bulunulmalıdırlar. Epilepsili hastalarına, hastalıkları hakkında ölçülü ve kapsamlı bir biçimde bilgi verilmelidir, böylece hastalıklarını daha iyi anlamalarına yardımcı olunabilir. İlk basamak hastanın güvenini kazanmak, karşılıklı dostane bir ilişki geliştirmek ve daha sonra problemleri tartışmak olmalıdır. Doktorlar olarak bizlerin, epilepsili hastaların ve onların bakımını sağlayanların hislerini ve duygularını incitmemek için olası tüm önlemleri alarak epilepsili hastaların ve onların bakıcılarının ihtiyacı olan bilgileri sağlama yükümlülüğümüz vardır.

Nöbet ve epilepsi ile ilgili genel bilgilere ilave olarak, doktorlar epilepsili hastalar ve onların aile üyelerini şu konularda eğitmelidir:

Başka bir nöbetin nasıl farkına varacakları ve eğer bir nöbet ortaya çıkarsa neler yapmaları gerektiği hakkında bilgi (ilk yardım bilgisi dahil) verilmelidir.

Hastalardan nöbetten önce ve nöbet esnasında neler olduğunu yazmalarını ve bir “nöbet günlüğü” tutmalarını isteyin (Ek III). Bir cep telefonu kamerası ile nöbetin bir kaydını yapmaları için onları destekleyin. Bu doktorun doğru tanıyı koymasına yardımcı olabilir.

Yapılan araştırmaların nedeni ve rolüyle ilgili açıklamalarda bulunun. Testten sonra, sonuçlar ve ayrıca bunların anlamı da açıklanmalıdır. Eğer epilepsi tanısı konulursa, hastaya nöbetlerin ve epilepsinin tipi, tedaviye devam edilmesi gerekliliği, AEİ’lerin muhtemel faydaları ve yan etkileri, nöbeti tetikleyebilecek durumlar ve aktiviteler, tedavideyken yapılması gereken yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgi verilmelidir. Okula gitme, yüksek öğrenim, kariyer ve iş seçenekleri, evlilik, çocuk sahibi olmak, sigorta sorunları, yol güvenliği (araç kullanımı) ve boş zaman aktiviteleri, yerel kişisel yardım grupları, ulusal epilepsi organizasyonu/kuruluşu vb. hakkında bilgiler de ayrıca verilmelidir.

Epilepsili hastaya bazı durumlarda epilepsinin önlenebileceği bilgisi de verilmelidir. Doğum yaralanmalarını önleyen uygun bir ante-natal bakım, enfeksiyonları ve enfestasyonları önleyen iyi hijyen ve kafa yaralanmalarının uygun şekilde bakımı ve benzerleri, sekonder gelişen epilepsinin önlenebileceği durumların örnekleridir.

Halen Türkiye'de epilepsili hastaların araç kullanmasına izin verilmemektedir (kanun bu bakımdan gözden geçirilmektedir). Yüzme,  gözetimsiz olarak epilepsili hastaya önerilmeyen bir   aktivitedir. Epilepsi hastaları  sporlara ve boş zaman aktivitelerine katılma konusunda cesaretlendirilmelidir. Bununla birlikte, tehlikeli ve dövüş sporlarından kaçınılmalıdır.

 

Nöbet geçiren kişiye ne yapmak gerekir ?

Bir kişinin nöbet geçiriyorken veya nöbetten sonra bilinçsiz olarak bulunması durumunda:

·         Öncelikle sakin olun, hastanın yanından ayrılmayın, yardım çağırmak gerekiyorsa varsa bir başkasını yardım çağırmak için gönderin. Hastayı Yalnız bırakmayın.

·         Hastayı güvenli bir yere yatırın veya alın!

·         Hastayı bir tarafına yatır, sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlayın. Rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun!

·         Hastanın kıyafetlerini gevşet, rahat nefes almasını sağla, nöbet sırasında hasta bilinçsizken, kasılmalar ve çırpınmalar söz konusu ise bir yere çarpıp yaralanmasını önle.

·         Yaralayabilecek ucu sivri veya sert eşyalardan (Sivri köşeler vb.) hastayı uzaklaştırarak bunlardan hastayı koruyun.

·         Nöbetin geçmesini bekle. Nöbet genellikle 1-2 dakikada sona erer.

·         Herhangi bir adres bilgisi varsa akrabalarını ve/veya tedavi eden doktorunu bilgilendir.

·         Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösterenbir kart, veya sağlık karnesi olup olmadığına bakın!

·         Eğer nöbet sona ermezse (5 dakikadan uzun sürerse) veya birbiri ardına birkaç nöbet olursa hastayı derhal en yakın hastaneye/ tıbbi tesise götür.

·         Burada nöbet süresinden  kasılmaların olduğu süre kastedilmektedir. Nöbet sonrası hastanın derin uykuda olduğu dönem nöbet süresine dahil değildir.

·         Unutmayın ki, sıklıkla nöbet sonrasında kişi yorgun, ne yaptığını bilemez haldedir, dolayısıyla bu aşamada elinizden geldiğince sakin ve güven verici olun!

·         Hastanın nöbet sonrası kendisini bilmez durumda olduğunda bunu engellemek olumuz olabilir ama açık bir cama veya yola doğru gitme vb hareketlere yumuşakça engel olun!

·         Nöbet esnasındaki belirtileri dikkatle gözlemleyin Nöbet hakkında verebileceğiniz bütün bilgilerin hem hastaya, hem de doktora yardımcı olacağını unutmayınız!

 

 

 

 

 


    Nöbet geçiren kişiye ne yapılmaması gerekir?

·  Hastanın hareketlerini durdurmaya VE/VEYA engellemeye çalışmayın!

·  Asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya (örneğin, dişlerini sıkıyorsa açmaya veya su vermeye ) çalışmayın!

·  Çene ile ilgili zorlayıcı hareketler zararlıdır!

·  Nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın, kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapmayın! Soğan, kolonya vb. şeyler koklatmayın!

·  Epilepsi krizi olduğu bilinen bir kişi ise yapay solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur!

Epilepsi nöbetlerinin tipleri

Epilepsi nöbetlerinin çok   çeşitlidir.   Kırkın üzerinde nöbet tipi tanımlanmıştır. Herkes tarafından epilepsi veya sara dendiği zaman anlaşılan ve iyi bilinen tonik-klonik nöbetin yanısıra başkalarının hiç farketmeyeceği kadar hafif nöbet çeşitleri de vardır. Tanımlanmış bu mevcut nöbet tiplerine rağmen herkesin geçirdiği nöbet kendine özgü bazı farklılıklar gösterebilir. Bu durum  bazı hastalarda epilepsi tanısının konulmasını güçleştirir ve   karışıklıklara neden olur. Ne yazık ki pek çok hastaya tanı konulamaz ve kendilerindeki problemin ne olduğunun açıklığa kavuşması bazen yıllar alabilir. Bazı kişilerde ise başka bir bozukluğun yol açtığı belirtiler yanlış olarak epilepsi tanısı alabilir. Gelişen tanı yöntemleri sayesinde yanlış tanılar giderek azalmaktadır. Tabii ki böyle bir  durumda bu konuda uzmanlaşmış nöroloji uzmanlarına ve epilepsi merkezlerine      başvurulması gereklidir.  

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur: fokal-bir odaktan başlayan- (yani beyinde sınırlı bir bölgede başlayan nöbetler) ve jeneralize- yaygın- (beyinde yaygın olarak olarak) başlayanlar. 

Nöbet anında yaşananlar (nöbet belirtileri) beyin aktivitesindeki değişikliğin nereden başladığına ve ne kadar hızla yayıldığına bağlıdır. Fokal nöbetler isminden de anlaşıldığı gibi beynin bir kısmından başlarlar. Elektriksel deşarj ya o bölgede kalır ya da beynin diğer bölgelerine yayılma gösterir. Jeneralize nöbetler (tonik-klonik, absans, ve miyoklonik gibi çeşitleri vardır) tüm beyne yayılırlar.

Epilepsi türünün ne önemi var

Ne tür nöbet olduğunun bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu muhtemelen hangi epilepsi ilacının daha etkili olacağı konusunda yol göstericidir. O nedenle birisi nöbet geçirdiğinde nöbet gözlemlemek hatta video çekmek çok yarar sağlar.  Aynı hastalık da olsa herkesin farklılıkları olacaktır ve bunları bir yere kaydedin. Durumu doktorunuza anlatın. Doktorunuz durumdan emin olamıyorsa epilepsi konusunda çalışan bir nöroloji uzmanına sizi yönlendirecektir.  

Epilepsinin nedeni nedir?

Nedenine göre idyopatik, kriptojenik veya semptomatik olarak sınıflandırır.


İdyopatik- Bilinen bir sebebi yok
Kriptojenik - Sebebi var ve sebebi olduğunu telkin eden ipuçları var ama mevcut      araştırmalarla ortaya konamıyor
Semptomatik - Sebebi belli

Nedenler

-         Kalıtsal

-         Kafa travması,

-         Beyin damar tıkanıklığı, beyin kanaması

-         Beyin tümörü

-         Enfeksiyonlar, menenjit, ensefalit

-         Alkol

-         Demans

-         Zehirlenmeler

 


Jeneralize epilepsilerin çoğunluğu idyopatiktir. Beyinde herhangi bir hasar bulunama ve bu gruptaki epilepsilerin    kalıtsal olduğunu telkin eden sonuçlar mevcuttur.        Doğru tanı konulan ve uygun tedavi yapılan idyopatik epilepsi hastalarında nöbet kontrolu oldukça iyi olup, pek çoğunda yaşam kalitesi tedavi ile çok iyi duruma gelmektedir ve kişi normal bir hayat sürdürebilmektedir.

 

Işık uyarısı epilepsi nöbetine neden olur mu?

 Daha önce anlatılan refleks epilepsilerden bazıları ışığa duyarlı olduğundan, böyle ışığa duyarlı bir epilepsi söz konusu ise uzun süre bilgisayar karşısında çalışmaması ve televizyonu uzun süre ve yakından seyretmemesi tavsiye edilmelidir. Güneşli havalarda şapka giymesi yada koyu renkli güneş gözlüğü kullanmaları önerilir. Işik uyarısı ile ortaya çıkan refleks epilepsiler, diskotek gibi yanıp sönen ışıklar tarafından uyarılabilir. Araba, tren gibi vasıtalar ile ağaçlıklı yollarda giderken, güneş ışıklarının kesik kesik gelmesi de nöbetleri uyarır. Televizyon ayarı bozulduğunda ekranın kaymasına bağlı olarak da nöbet uyarılabilir. Pokemon isimli çizgi filmin gösterilmesi esnasında, filmdeki ışıklı görüntüler çok sayıda çocuğun nöbet geçirmesine neden olmuştur ve yayından kaldırılmıştır. Böyle ışıklı uyarılarla karşılaşıldığında nöbet geçirmeyi önlemek için bir avuç içi ile tek gözün kapatılması nöbet geçirmeyi engellemektedir. Sadece göz kapaklarının kapatılması, göz kapağının kısmen geçirgen olması dolayısıyla yeterli değildir.

 

 

Epilepsi nöbetlerin (ve sendromlarının) sınıflandırmasının önemi nedir ?

Epilepsi genellikle altta yatan nörolojik bir bozukluğun belirtisidir  ve tek başına hastalık değildir. Epilepsi, uluslararası kabul edilmiş sınıflandırma sistemlerine göre nöbet tipi ve epilepsi sendromuna göre sınıflandırılmaktadır. Böyle bir sınıflandırma epilepsinin tetkik   ve  tedavisinin planlanmasında önem taşır. 

Sık görülen nöbet tipleri nelerdir?

1. Parsiyel (beliri bir odaktan başlayan)

·         Beyin kabuğunun sınırlı bir alanında   (fokal)

·         Belirtiler (semptomlar)

1-           Basit nöbetlerde belirtiler (motor veya duysal belirtiler, motor belirtiler örneğin elde kolda kasılma, duysal belirtiler görsel illüzyonlar, déjà vu – ilk kez gördüğü bir şeyi önceden görmüş zannetmek- ) 

2-           Kompleks nöbetlerde belirtiler-bir odaktan başlayıp beyin kabuğunda daha geniş bir alana yayılması sonucu bilinç bozukluğu gelişen-otomatizmler-istem dışı yarı amaçlı hareketler- ve / veya bilinç bozukluğu şeklinde olabilir

·         Parsiyel nöbetler diğer alanlara yayılabilir ve jeneralize tonik-klonik nöbetlere dönüşebilir

2.  Jeneralize

·         Her iki hemisferden birden kaynaklanır, belirli bir odaktan başlamaz, genellikle ilk başlangıçtan itibaren bilinç bozukluğu görülür.

·         En sık olarak tonik klonik nöbetler (büyük nöbet), absans (bilinç kaybı ve donup kalma) ve miyoklonik kasılmalar (ani sıçrama), veya atonik (kas gerginliğinin ani kaybına bağlı düşme şeklinde)   nöbetler olabilir

Uluslararası Epilepsi Derneği (International League against Epilepsy)’nin nöbet  sınıflandırması

 Epilepsiler nöbet tipi, başlangıç yaşı ve olası etyolojiye göre geniş olarak sınıflandırılmasını yapmıştır:

·         Fokal başlangıçlı nöbetlerle karakterize  ilişkili epilepsiler ve jeneralize(yaygın) başlayan nöbetlerle karakterize jeneralize epilepsiler

·         Kalıtsal veya tanımlanabilir patolojik nedeni olmayan epilepsiler (idiopatik)  

·         Semptomatik epilepsiler bilinen veya şüphelenilen bir beyin hastalığı veya hasarı ile ilişkili olan epilepsiler

·         Çoğu epilepsi sendromları belirli yaş  gruplarına özgü görülür ve yenidoğan, çocukluk veya adolesan dönemde başlayabilir.                                                                   Örneğin, Juvenil Miyoklonik Epilepsi (JME) adolesan döneminde başlayan ve üç farklı tipte nöbetin görüldüğü bir epilepsi tipidir (sendromu)

1-    Miyoklonik kasılmalar

2-    Jeneralize tonik klonik nöbetler

3-     Absanslarla

Juvenil Miyoklonik Epilepsi (JME), doğru tanı konulmasının ve doğru sınıflandırma yapılmasının, uygun tedaviyi seçmek için çok önemli olduğuna iyi bir örnektir, çünkü nöbet tipinin veya sendromunun yanlış tanısı karbamazepin veya diğer ilaçların kullanımına yol açabilir ki bu ilaçlar da bu özel epilepsi formu olan hastaların nöbetlerini arttırabilir.

 

 Klinik pratikte sınıflandırmanın öneml  uygulama noktaları nelerdir?

·         Epilepsinin doğru tanısı, uygun tedavi   için önemlidir.

·         Hastadan ve aile bireylerinden detaylı klinik hikaye alınması ve (eğer mümkünse) nöbetin gözlenmesi (nöbetin video kaydı) doğru tanı için çok önemlidir.

·         Epilepsi nöbetleri çok çeşitli özellikler, belirtiler gösterebilir. Beyinde epilepsiye dened olan elektriksel deşarjın beynin hangi bölgelerine yayıldı ise, o beyin bölgelerinin fonksiyonlarına ait belirtiler görülür. Dolayısıyla bu yayılma paterni belirli şablonlar içerse de, beynin çok çeşitli fonksiyonlarının olması nedeniyle belirti çeşitleri sınırsızdır. Her hastada bu belirtilerin aynısının görülmesi gerekmez..

·         Nöbet tipi, ve epilepsi sendromu, etyoloji ve birlikte bulunan hastalıklar tanımlanmalıdır. Epilepsi sendromunun doğru sınıflandırmasında yetersizlik, uygun olmayan tedavi verilmesine ve nöbetlerin sürmesine yol açabilir.

·         Epilepsili bireyler ve aileleri nöbet tipi, epilepsi sendromu, ve prognozla (hastalığın seyri) ilgili bilgilendirilmelidir.

Mümkün olan her durumda nöbet geçiren tüm bireyler epilepsi konusunda bilgi ve deneyim sahibi bir doktor tarafından görülmelidir, ancak böylece doğru tanı ve uygun tedavinin erken başlanması sağlanabilir. Nöbet belirtilerinin bu kadar çeşitli olabilmesi nedeniyle, yanlış tanılar konması nadir değildir. Tipik özellikler gösteren ve sık rastlanan nöbet tiplerinde tanı koymak güçlük göstermezken, alışılagelmiş dışında farklı belirtilerle seyreden nöbetlerde konunun uzmanlarının dahi güçlük çektiği durumlar söz konusudur. Bu şeklide yıllarla epilepsi tanısının gecikmiş olarak konulduğu ya da tam tersine hatalı olarak, epilepsisi olmadığı halde yıllarla epilepsi tedavisi verilen hastalar mevcuttur.


Nöbetlerin sınıflandırması  ILAE  2010

 

o    Tonik-klonik nöbetler

o    Absans nöbetleri

§  Basit absans

Atipik absans

 

o    Miyoklonik nöbetler

o    Tonik nöbetler

o    Atonik nöbetler (astatik)

o    Fokal nöbetler

o    Epileptik spazmlar

o     

 

Bu sınıflandırmalar karmaşıktır. Ancak tüm nöbet tiplerine sırasıyla yer vermektedir. Uluslararası Epilepsi ile Savaş Derneği (ILAE) tarafından yeni bilgilere göre güncellenmektedir. 1981 ve 1989 sınıflandırmaları birbirini tamamlayıcı iki sınıflandırmadır. Bu sınıflandırmalar halen güncel olarak kullanılmaktadır. 2001 sınıflandırması ise yeni önerilmiş   bir sınıflandırmadır.
 

Tablo 1. Epilepsi nöbetlerinin klinik ve elektroensefalografik sınıflandırması, (ILAE 1981)


I- Parsiyel (fokal) nöbetler

A. Basit parsiyel nöbetler (bilinç durumu bozulmaksızın)
1- Motor semptomlu (hareketlerle ilişkili bulgular söz konusudur)
2- Somatosensoryel veya özel duysal semptomlu
3- Otonomik semptomlu
4- Psişik semptomlu

B. Kompleks parsiyel nöbetler (bilinç bozukluğu ile giden)
1- Basit parsiyel başlangıcı izleyen bilinç bozukluğu
a) Basit parsiyel özelliklerin ardından bilinç bozukluğu
b) Otomatizmlerle giden
2- Bilinç durumunun başlangıçtan itibaren bozulması
a) Sadece bilinç bozukluğu ile giden
b) Otomatizmlerle giden

C. Sekonder jeneralize nöbete dönüşen parsiyel nöbetler
1- Basit parsiyel nöbetin (A) jeneralize nöbete dönüşmesi
2- Kompleks parsiyel nöbetin (B) jeneralize nöbete dönüşmesi
3- Basit parsiyel nöbetin kompleks parsiyel nöbete dönüşmesi ve ardından jeneralize nöbete dönüşmesi

II-Jeneralize nöbetler (konvülzif veya konvülzif olmayan)
A. Absans nöbetleri (dalma nöbetleri)
1- Tipik absans nöbetleri
2- Atipik absans
B. Miyoklonik nöbetler
C. Klonik nöbetler
D. Tonik nöbetler
E. Tonik-klonik nöbetler
F. Atonik nöbetler (astatik) (ani düşme nöbetleri)

III-Sınıflandırılamayan epilepsi nöbetleri
Yeterli bilgi olmayışı nedeni ile yukarıdaki kategorilere dahil edilemeyen nöbetlerdir. Çiğneme, ritmik göz hareketleri gibi bazı yenidoğan dönemi nöbetleri bunlardandır.

Çeşitli terimlerin açıklamaları:

1. Parsiyel : kısmi, bütünün bir bölümü 
2. Somato : vücut; sensoryel = duyu ile ilişkili   3. otonomik:istem dışı hareketlerle ilişkili öneğin kalp hızı, terleme gibi 
4. Psişik:hem aklı hem de beyni etkileyen -
5. Otomatizm; kişinin kontrolu altında olmayan yarı amaçlı hareketler. Örneğin yalanma, yutkunma hareketleri, elbiseleri çekiştirme ve   yürüme şeklinde hareketler. -
6. Sekonder jeneralize : sınırlı bir bölgeden başlayıp yaygın hale dönüşen (genelde tonik-klonik nöbet oluşur)

Basit parsiyel nöbetler (fokal nöbet)
Beynin sınırlı bir bölgesinde ortaya çıkan elektrik yayılımının görüldüğü nöbetlerdir. Beynin etkilenen bölgesine ait fonksiyonlarla ilgili belirtiler görülür.

Kompleks parsiyel nöbetler ile basit parsiyel nöbetlerin farkı, basit parsiyel nöbetlerde bilincin tümüyle açık olmasıdır. Ancak bu kişinin nöbeti durdurabileceği veya kontrol altına alabileceği anlamına gelmez.
Basit parsiyel nöbete yol açan elektriksel aktivite beynin küçük bir kısmından kaynaklanır. Kişinin nöbet anında yaşadıkları beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlıdır.


- Temporal lob (şakak lobu)
- Frontal lob (ön lob)
- Parietal lob
- Oksipital lob (arka lob)

Temporal lob epilepsisi

Temporal lobdan kaynaklanan basit parsiyel nöbetlerde çok çeşitli belirtiler görülebilir. Sık rastlanan belirtiler ani korku, daha önce olmuş bir olayı olmamış gibi veya olmamış bir olayı olmuş gibi hissetme, daha önce tanımadıklarını tanırmış gibi, tanıdıklarını tanımazmış gibi hissetme, hoş olmayan kokular, baş dönmesi, uğultulu sesler tadlar ve mideden yukarı doğru yükselen tarifi güç  bir his olabilir. Bu belirtiler aura olarak adlandırılır ve eğer bunu  izleyen büyük nöbet (sekonder jeneralize tonik klonik nöbet) oluyorsa, kişiyi tedbir almak için uyaran bir ön belirti olarak kişiyi büyük nöbet için tedbir olamayı uyaran bir ön belirti olması yönünden faydalı olur.

Frontal lob epilepsisi


Beynin bu bölgesi temelde hareket ile ilgili   olması nedeni ile motor nöbetler olarak adlandırılan harekete yol açan nöbetler görülür. Başın çevrilmesi, kolun yukarı kalkması, uzuvlarda sıçrayıcı, kasılıp gevşeme   hareketleri görülebilir. Bazen beynin diğer bölgelerine de yayılarak büyük (jeneralize tonik-klonik) nöbete dönüşebilirler.
Eğer nöbet anında kişinin başı sola dönüyorsa, veya sol kolda kasılma, hareket oluyorsa nöbet sağ frontal lobdan kaynaklanıyor demektir. Bu lobda konuşma merkezi de bulunduğundan geçici konuşma durması ya da konuşmanın anlaşılmaz hale gelmesi de görülebilir. Bu tür nöbetlerden sonra kısa süreli güçsüzlük veya geçici felçler de görülebilir. Bu Todd paralizisi adıyla bilinmektedir.

Parietal lob epilepsisi
Parietal lob vücut duyularını algılar. Beynin bu bölümünden kaynaklanan nöbetler garip hisler ve geçici uyuşukluk gibi belirtiler görülebilir.

Oksipital lob epilepsisi
Bu alan görme ile ilgilidir. Görme alanının yarısını etkileyen flaş şeklinde ışıklar, değişik renkler görülebilir. Görüntüler, nöbetin görüldüğü beyin yarısının karşı tarafında ortaya çıkar.

Nöbet belirtilerinin çok iyi anlaşılması çok değerlidir. Hasta ve hasta yakınlarının nöbet belirtilerine dikkat etmesi ve doktoruna aktarması sonucu, nöbetin beynin hangi lobundan başladığı örneğin bulgular bir tarafta görülüyor ise nöbetin karşı beyin yarı küresinden başladığı anlaşılabilecektir.

Bilinç kaybı ile seyreden fokal nöbetler (Kompleks parsiyel nöbetler)


Basit (fokal) nöbetlerin yayılarak bilinci etkilemesi ile olur.   Nöbet esnasında bilinç  bozukluğu olur, çevre ile iletişim kuramaz, nöbeti hatırlamaz veya geçici hafıza kusuru görülür. Bilinç bozukluğu her zaman kişinin yere düşmesine neden olmaz. Bazen çok dikkat edilmezse herşeyin farkında olunduğu sanılır. Bu tip nöbetlerde bu nedenle tanı koymakta güçlükler yaşanır.
Kompleks parsiyel nöbetler otomatizmler ile beraber seyredebilir. Çiğneme, yalanma, yutkunma, bir şey arar gibi şaşkın bakınma görülebilir. Bazen hasta elbiselerini çekiştirebilir , etrafta dolaşabilir, dakikalar sonra hatta bazen saatler sonra kendine geldiğinde hiçbir şey hatırlamaz.

Kompleks parsiyel nöbet eğer beynin diğer bölgelerine yayılırsa sekonder jeneralize tonik-klonik nöbete dönüşür. Nöbet   çok hızlı yayılırsa tonik-klonik nöbet şeklinde başladığı izlenimini verebilir. Bu da hekimin nöbet tipine karar vermesini zorlaştırır. Beynin karmaşık yapısı nedeni ile kişinin nöbetinin beynin neresinden başladığına karar vermek her zaman o kadar kolay olmamaktadır. Parsiyel nöbetler beynin herhangi bir yerinden kaynaklanabilmekle beraber, sıklıkla temporal lobdan kaynaklanırlar.

Sekonder jeneralize epilepsi
Bazen basit veya kompleks parsiyel şeklinde başlayan bir nöbet tüm beyne yayılarak tonik-klonik nöbete dönüşür. Bu durum sekonder jeneralizasyon olarak bilinmektedir.

Sıklıkla insanlar basit parsiyel nöbeti bir aura olarak hissedeceklerdir. Bazen epileptik uyarının yayılması çok hızlı olabilir, hızla tonik-klonik nöbete dönüşebilir. Bu durum, uzman gerekli tetkikler yaparak uyarının ilk kaynaklandığı noktayı belirleyene dek tanıda ve tedavide güçlüklere yol açabilir.

Jeneralize tonik-klonik nöbetler nedir?
Jeneralize nöbetler tüm beyne yayılırlar. En sık rastlanan tipi jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. Halk arasında sara nöbeti denince bu nöbet şekli akla gelir. Nöbette kişi önce kaskatı kesilir ve yere düşer. Tüm vücut kaslarında kasılıp gevşemeler bunu izler.
Nöbet esnasındaki şiddetli hareketler ve hareketlerin kişinin kontrolu dışında olması eski çağlarda epilepsiyi esrarengiz kılan mitlerin kökenini oluşturmaktadır. Cin çarpmış, cin girmiş gibi halen rastladığımız söylemler bunlara dayanmaktadır. Tonik-klonik nöbetler tanısı en kolay olan epilepsi türüdür.

Jeneralize tonik-klonik nöbetler belirtileri nasıl oluyor?
 

Eski terminoloji “grand mal” –büyük nöbet- dir ve bazı hekimler bunu halen kullanır. Nöbetin tonik dönemi kişinin kaskatı kesildiği dönemdir. Beyin hücreleri omurilik üzerinden kaslara sinir lifleri gönderirler. Bu şekilde beyin kasların kasılmasını sağlar. Göğüs kafesi kaslarının kasılması ile akciğerden boşalan hava haykırmaya neden olur. Kısa bir süre soluk alma durur ve kişi morarır. İdrar torbası dolu ise idrarını kaçırabilir.
Bir dakika kadar sonra klonik dönem başlar. Bu dönem kasların kasılıp gevşemeleri ile seyreder . Bu esnada dil veya yanaklarını ısırabilirler. Bir-iki dakika kadar süren bu durumdan sonra hareketler azalarak durur ve kaslar gevşer. Bu dönemlerde bilinç kaybı vardır. Pekçok zaman derin bir uyku hali bunu izler. Hastalar yavaş yavaş tekrar kendilerine gelirler. Bilinç önce kısmen düzelir, hasta şaşkın haldedir, bir süre birşey hatırlayamaz, uykulu bir hali vardır. Kendine gelince başağrısı ve kas ağrılarından yakınır. Kendine gelme süresi kişiden kişiye ve nöbetin şiddetine göre değişir. Nöbet beş dakikadan uzun sürerse veya kişi ilk kez nöbet geçiriyorsa hemen tıbbi yardım için acil servise başvurmak gerekir.
Bu nöbetler öncesinde herhangi bir öncü belirtinin olmayışı kişi için dejavantajdır. Çünkü nöbet öncesi tedbir alma fırsatı olmamaktadır. Ne yazık ki böyle ön uyarı olmayan nöbetler tehlikeli kazalara neden olabilmektedir. Bu nedenle bu tür nöbeti olan kişilerin tehlikelere karşı daha dikkatli olması gerekir.
Bir uyarıcı işaret olmadığını söylememize rağmen pekçok kişi nöbetten saatler öncesinde kendisini iyi hissetmediğini, huzursuzluk ve ağırlık hissettiğini söylemektedir. Prodrom olarak adlandırılan bu dönemin algılanması da yararlı olacaktır.

Absans nöbetleri nasıldır?


Absans nöbetleri ani donup kalma ve saniyeler süren bilinç kaybı ile seyreden nöbetlerdir. Bunlar jeneralize nöbetler olarak adlandırılan tüm beyine yayılan nöbetler içerisinde sınıflandırılır. Önceleri absans nöbetleri küçük hastalık anlamına gelen petit mal adıyla anılıyordu. Hafif olan bu nöbetler çok sık olursa yaşamı etkileyebilir. Nöbet esnasında kişiyi gözlemleyenler, hayale dalmış zannedebilirler. Ancak absans nöbet sırasında kişi uyarıları algılayamaz ve çevresinden haberdar değildir, cevap veremez kısa süreli bilinç kaybı mevcuttur

Absans nöbetleri erişkinlerde de görülebilir ama nispeten nadirdir. Sıklıkla 6-12 yaş arasında görülür. Kızlarda daha sık rastlanır. Ilaç tedavisine iyi cevap verir. Bazı çocuklarda daha ileri yaşlarda tonik-klonik nöbetler ortaya çıkabilir Çocukların ailelerinin % 25-40’ında benzer nöbetler görüldüğü bildirilmiştir.

Çocukların zaman zaman hayallere dalmaları bu nöbetlerin fark edilmesini zorlaştırmaktadır. Bazen günde yüzlerce kez böyle nöbetler görülebilir. Bu okulda öğrenmeyi ve çeşitli aktivitelere katılımı engelleyici olabilir. Cümlenin başını duyup sonunu duymayabilir ve bu nedenle çocukta davranış bozukluğu olduğu sanılabilir . Derin derin soluk alıp verme (hiperventilasyon) sırasında bu tip nöbetlerde artma görülmektedir. Bu nedenle tanı amacıyla yapılan EEG’de rutin uygulamada, hastaya derin nefes aldırıp verdirilerek nöbet kaydedilmeye çalışılır. Nöbet sırasında EEG çekilmesinin tanının kesinleştirilmesinde en önemli tanı yöntemi olduğu unutulmamalıdır.

 



Miyoklonik nöbetler veya sıçrama nöbetleri nedir?


Çoğumuz uykuya dalarken boşluğa düşme hissi ile birlikte sıçrama hareketi yaparız. Bu epilepside görülen myoklonik nöbetlerin aynısıdır. “Miyo” kas , “klonus” sıçrama anlamına gelir. Kaslarda kısa süreli ani kasılma ile kendisini gösterir. Bazen tüm vücudu etkiler, bazen tek veya iki kol ile sınırlı kalırken bazen baş da etkilenir. Bu sıçramaların uykuya dalarken olması fizyolojiktir, yani hastalık anlamına gelmez. Bu sıçramaların uyanıkken olması ise miyoklonik epilepsi belirtisidir. Çok kısa sürdüğü için bilinç etkilenmesi gözlenmez.

Tonik ve atonik nöbetler nasıldır?


Tonik nöbet sırasında tüm kaslar kaskatı olur ve hasta yere düşer. Atonik nöbetlerde ise tam tersi olur, yani kasılma yerine kaslarda gevşeme olur ve kişi yere yıkılır. Ani yere yıkılmaya rağmen hızla tekrar kalkmayı başarırlar. Bu düşmeler genellikle öne doğru olur ve kişi başını yere vurabilir. Çok sık tonik ve atonik nöbetleri olanlarda başa geçirilen kask gibi özel koruyucu önlemler yararlıdır.

Psikojen nöbet nedir?


Her nöbet epilepsi değildir. Bu nedenle doktorlar tanı koyarken çeşitli testlerle diğer nedenleri dışlarlar. Psikojen nöbetler, epilepside olduğu gibi aralıklarla ortaya çıkan,   çeşitli psikolojik faktörlere bağlı olabilen ve bilinçaltı mekanizmaların rol oynayabildiği nöbetlerdir. Bu tür nöbetler, psödoepileptik (yalancı nöbet, psikojen nöbet) nöbet olarak da adlandırılmaktadır. Epilepsi nöbetine benzemekle birlikte epileptik karakterde değildirler. Bu nedenle her olguda ayrı değerlendirme gerektirir ve epilepsi uzmanı ile psikiyatristin birlikte değerlendirmesini gerektirebilir.
Tanı konmamış nöbetlerde hadisenin ayrıntılı tasviri, nöbetin ne kadar sürdüğü, kişinin kendisini nasıl hissettiği vb. en ufak bilgiler bile hekime tanıda ışık tutabileceğinen dikkatle kaydedilmelidir. Pek çok zaman tanı güçlükleri yaşanabilen bu tür nöbetlerde video-EEG kaydı yapılarak nöbetin gözlenmesi yol göstericidir. Evde veya günlük yaşam sırasında çekilen nöbet videoları da, ayırıcı tanıya gitmede  hekime çok yardımcı olur.

Epilepsi sendromları

Epilepsi sendromları, nöbetlere ek olarak nedenini ve gidişatını tanımlar.

Sınıflandırma epilepsi sendromlarının ortaya çıkış yaşına göre elektroklinik sınıflandırması ILAE 2010 (Berg  ve ark.  2010) ‘a göre yapılmıştır.

 

Yenidoğan döneminde görülen epilepsiler hangileridir?

Yeni doğan konvülzüyonları (5th day fits)

Selim ailesel yenidoğan konvülzüyonları

Erken miyoklonik ensefalopati (Ohtahara sendromu)

 

Süt çocukluğu döneminde görülen epilepsiler hangileridir?

Fokal migratuar nöbetli çocukluk çağı epilepsisi

West sendromu (infantil spazm)

Süt çocukluğunun selim miyoklonik epilepsisi

Süt çocuğunun ağır miyoklonik epilepsisi (Dravet sendromu )

Çocukluk dönemi   miyoklonik epilepsisi

Benin çocukluk çağı  epilepsisi

Benin ailesel çocukluk çağı  epilepsisi

 

Çocukluk döneminde görülen epilepsiler hangileridir?

·         Panayitopulos sendromu (Oksipital paroksizmli çocukluk çağı epilepsisi)

·         Santrotemporal dikenli selim çocukluk çağı epilepsisi

·         Otozomal dominan frontal lob epilepsisi (ADNFLE)

·         Miyoklonik absanslı epilepsi

·         Geç ortaya çıkan çocukluk çağı oksipital lob epilepsisi(Gastaut)

·         Yavaş dalga uykusu sırasında devamlı diken-dalgalı epilepsi(CSWS)
Edinsel epileptik afazi (Landau-Kleffner sendromu)

·         Çocukluk çağı absans epilepsisi (piknolepsi)

·         Jeneralize epilepsi ve febril nöbetler artı sendromu
Primer okuma epilepsisi

·         Lennox-Gastaut sendromu

·         Miyoklonik atonik (önceden astatik) nöbetli epilepsi

 

Adolesan – Erişkin döneminde görülen epilepsiler hangileridir?

·         Jüvenil absans epilepsisi

·         Jüvenil miyoklonik epilepsi 

·         Progresif miyoklonik epilepsisi (PME)

·         Uyanırken gelen   grand mal nöbetli epilepsi

·         Diğer idyopatik jeneralize epilepsiler

·         İşitsel özellikleri olan otozomal dominan epilepsi (ADEAF)

 Yaşla ilişkisi daha az olan epilepsiler hangileridir?

·         Değişken foküslü ailesel fokal epilepsi

·         Refleks epilepsi

Özgün formları olan   epilepsiler hangileridir?

·         Febril nöbetler

·         Mezial temporal lob epilepsisi (hipokampal skleroz ile birlikte MTLE) 

·         Rasmussen sendromu

·         Jelastik nöbetlerle seyreden hipotalamik hamartoma

·          

Juvenil miyoklonik epilepsi nedir?

Sık rastlanan epilepsi sendromlarından olup jeneralize epilepsilerin onda birini oluşturur ve pek çok zaman bu sendrom gözden kaçar. Bu da yeterince etkili tedavi uygulanmasını engeller. Nöbetler adolesan döneminde başlar ve jeneralize tonik klonik, miyoklonik ve absans olmak üzere üç tip nöbet görülür. Nöbetler sabah uykudan uyandıktan sonra görülür. Tanısı çok önemlidir çünkü o sayede doğru tedavi olan valproat kullanılır. Fenitoin, karbamazepin gibi ilaçlar ise myoklonusu artırabilir.  İlaç tedavisine iyi yanıt veren bu epilepside pekçok zaman yaşamboyu tedaviyi sürdürmek gerekir.

 

Uyanırken ortaya çıkan grand mal epilepsi nedir?

Uyandıktan hemen sonra görülen jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. İlaçlardan yararlanma oranı yüksektir.

West sendromu nedir?

İnfantil spazm denilen vücutta spazm, kollarda kasılma ile seyreden , birkaç saniye sonra gevşemenin olduğu nöbetler görülür. Birkaç saniye sonra kasılmayı gevşeme izler. Spazmlar sık aralıklarla tekrarlarlar. Bir nörolog tarafından değerlendirilmelidir ve antikonvulzanlar ve ACTH ile tedaviye alınırlar.

Lennox-Gastaut sendomu nedir?

Bu sendromda tonik, atonik, atipik absans eya jeneralize tonik-klonik nöbetler görülür. Çocukluk döneminde başlar. Zeka düzeyleri çoğu kez normalin altındadır. Nöbetlerin kontrolu güçtür ve birkaç ilacın beraber kullanımını gerektirirler.

Mezial temporal lob epilepsisi nedir?

Temporal lob epilepsiye en duyarlı beyin bölgesidir ve epilepsi nöbetlerinin çoğunun buradan çıktığı gözlenmiştir. Temporal lobun hipokampus adlı orta hatta  yakın bulunan bölgesinin atrofi ile seyreden bu epilepside kompleks parsiyel nöbetler görülür. MRG ile hipokampus atrofisi ve mezial temporal skleroz gösterilir. Karından yükeselen bir his ile başlayan nöbetlere, ağız şapırdatma, yalanma ve yutkunma gibi belirtiler eşlik eder. İlaç tedavisine oldukça diençli bu epilepsi sendromu cerrahi tedavi  ile %70-90 oranında tam kontrol altına alınır.

Absans epilepsi nedir?

Absans öbetleri görülür ve çok hafif seyreden bu nöbetler bazen yıllarca gözden kaçabilir. İlaçlar ile tedaviye iyi cevap alınır. Tedavi edilmezse adolesan dönemde tonik-klonik nöbetler de eklenir.

Santrotemporal dikenli selim çocukluk çağı epilepsisi (Benin rolandik epilepsi ) nedir?

Genellikle 6-8 yaşlarında başlar. Nöbetle hemen daima uykuda ortaya çıkar. Yüzünün bir tarafında kasılmalar ile başlar, salyası akar ve konuşması etkilenebilir. Jeneralize nöbetler de görülebilir. Adolesan döneminde nöbetler kaybolduğundan iyi huylu olarak adlandırılır. MRG gerekli değildir.

EPİLEPSİDE TANI

Epilepside tanı nasıl konur?


Yaklaşık 20 kişiden birinde yaşam boyunca bir kez nöbet görülebilir ve bu kişilerde daha sonra nöbet tekrarlamayabilir. Bu nedenle doktorların çoğu tek bir nöbetten sonra bekleyip izlemeyi tercih ederler.

Doktorunuza nöbetle ilgili bilgi vermenizde yararlı olabilecek durumlar
- Nöbetten önce neler hissettiniz? (açlık, çeşitli hisler, uyku vb...)
- Tam o sırada ne yapıyordunuz?
- Değişik belirtiler hissettiniz mi? (bulantı başdönmesi, göğüs ağrısı...) Kalp hastalığı, migren, panik atak, bayılma gibi bazı hastalıkları ayırdetmek için bunlar sorulur.
- Herhangi bir ilaç veya alkol aldınız mı?
- Nöbetle ilgili herhangi bir şey hatırlıyor musunuz?
- Dil ısırma, idrar kaçırma gibi bir yakınmanız oldu mu?
- Yere düşüp herhangi bir yerinizi yaraladınız mı?
- Kaç nöbet geçirdiniz?
- Epilepsiyi düşündürecek diğer faktörler var mı? (kafa travması, ailede epilepsi öyküsü, daha önce nöbet geçirme vb...)

Epilepside hangi tetkikler yapılır?

·         EEG

·         video- EEG

·         MR

·         BT

·         Kan tetkikleri (epilepsiye özel ilaç kan düzeyleri)

·         Bazı özel durumlarda SPECT ve PET

EEG nedir ve   neyi gösterir?

 
EEG elektroensefalografinin kısaltmasıdır ve epilepsiden kuşkulanılan hastalarda uygulanan önemli bir inceleme yöntemidir. EEG tetkiki tanıya yardımcı bir yöntemdir, beynin çalışması hakkında bilgi verir . Epilepside sık görülen elektriksel aktivite bozukluğunu gösterir ve beynin anormal çalışan bölümünü belirler. Normal EEG epilepsi olmadığını göstermez ve anormal EEG de her zaman epilepsi demek değildir. Bazı EEG bulguları sıklıkla epilepsinin göstergesidir. Ancak EEG sonuçlarının mutlaka uzman bir kişi tarfından yorumlanması                                                                       gerekir.                                                           

Kafa derisi üzerine yerleştirilen küçük gümüş disk elektrodlarlarla beyinden kaynaklanan çok küçük sinyaller cihaz tarafından kaydedilir. Hastaya herhangi bir elektrik akımı verilmez. Acı verici bir etkisi yoktur.
EEG tetkiki kısa süreli bir tetkik olduğundan çekim sırasında herhangi bir bozukluk ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle hem tanıya yardımcı olmak amacı ile hem de tedaviye cevabı değerlendirmek için tekrarlayan EEG çekimleri yapılabilir .
Jeneralize nöbetlerde (absans, primer jeneralize tonik klonik, myoklonik) EEG’de beynin her iki yarısında EEG anormalliği görülür. Fokal epilepsilerde EEG anormalliği bölgesel olarak ortaya çıkar.

 

Manyetik rezonans görüntüleme (MR) nedir?


Bilgisayarlı beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntüleme ise beynin yapısı

hakkında bilgi verir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRI, MRG) kişinin beyninde epilepsiye yol açan nedeni belirlemek için kullanılır. Kısaca anlatılacak olursa kişi bu incelemede çember şeklinde büyük bir mıknatıs içerisine yatar vaziyette girer ve buradan elde edilen beyin görüntüleri bilgisayar tarafından analiz edilir. Her hasta için MRG tetkiki gerekmemekle birlikte, beyinde yer alan bir hadisenin ortaya konmasında en etkili görüntüleme yöntemi olma özelliğindedir. MRG epilepsi dışındaki pek çok hastalığı da araştırmak için de kullanılmaktadır. Yapılan MRG filminin iyi sonuç vermesi için doktorunuzun filmden beklentilerini ve sizin durumunuzu tetkiki yapacak laboratuvara detaylı şekilde bildirmesi çok değerlidir.

Bilgisayarlı beyin tomografisi nedir?

 


Bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) X ışınları ile çalışan ve beynin görüntülenmesini sağlayan bir tetkik yöntemidir. Beyin dokusundaki yapısal bozuklukları incelemede kullanılır. Epilepsi için MRG kadar hassas olmamakla beraber, MRG olanağının olmadığı ortamlarda kullanılan bir görüntüleme yöntemidir.

PET ve SPECT nedir?

Epilepsi cerrahisi gibi daha özel durumlarda beyin metabolizmasi ve kan akımını gösteren yeni görüntüleme teknikleri kullanılabilmektedir.

 

Epilepside hangi kan tetkikleri yapılır?


Hekim genellikle çeşitli kan tetkikleri de yaptırarak hastanın genel sağlık durumunu değerlendirip ve epilepsiden sorumlu olabilecek durumları araştıracaktır. Ayrıca ilaç tedavisinin başarısında kan ilaç düzeylerinin ölçülmesi önem taşımaktadır.

EPİLEPSİDE TEDAVİ

İlaç tedavisine nasıl yapılır?  
 

Epilepsi tedavisinde en önemli nokta nöbetleri durdurmaya yönelik olarak seçilen ilaçların düzenli ve planlı kullanımıdır. Her beş hastadan dördünde uygun ilaçlar seçildiğinde ve yeterli dozda alındığında nöbetler durur. Hekimler genellikle tek bir epilepsi ilacı ile tedaviye başlamayı tercih etmektedirler. Eğer bu ilaç nöbetleri yeterince kontrol altına alamıyorsa, o zaman ilaç değişimi yapılabilir veya ikinci bir ilaç eklenebilir.

Hangi ilaç?

Doktor epilepsi teşhisi koyduktan sonra, nöbetleri kontrol altına alacağını düşündüğü ilacı seçecek ve ilacın dozunu yavaşça artırarak nöbetleri kontrol altına almaya çalışacaktır. Bu esnada doktorun düzenli takibi sürecek, gereğinde kan örneği alınarak ilaç kan düzeyleri ölçülecektir.
Tedavide başarılı sonuca ulaşana kadar doktorunuzla sıkı irtibat halinde olmalısınız ve aşağıdaki durumlarla karşılaşınca doktorunuzun önerilerini almalısınız:


- Nöbet sayısında beklenmedik bir artış olursa
- Herhangi bir nedenle ilaç alamadığınızda (örn. Mide yakınması)
- Diğer sağlık nedenleriyle
- Gebelik söz konusu olduğunda veya gebe kalmayı düşündüğünüzde

İlaçlarınızı doktorunuzun söylediği şekilde düzenli olarak almalısınız. Ilaçların düzensiz alınması veya almaya ara verilmesi bu ilaçların nöbetler üzerine sağladığı olumlu etkiyi ortadan kaldıracaktır.

Konvansiyonel antiepileptik ilaçlar (AEİ’lar)

fenobarbital,          

fenitoin                 

karbamazepin,

klonazepam,          

klorazepat,            

primidon,

ethosuksimid,         

etotoin,                 

valproat,

trimetadion,           

mefenitoin,            

metsuksimid,

 

Diğer antiepileptik ilaçlar etkili ilaçlar              

acetazolamide, sultiam

Yeni antiepileptik ilaçlar

levetiracetam,                  

lamotrigin,             

tiagabin,

topiramat,             

vigabatrin,             

pregabalin,            

zonisamid,

felbamat,              

okskarbazepin,                 

gabapentin,            

rufinamid,

lakosamid,             

stripentol,              

eslikarbazepin

Epilepsi ilaçlarının yan etkileri nelerdir?
Her ilacın yararı yanısıra yan etkilerinin de olması söz konusudur. Bu ikisini dengelemek hassas bir iştir. Bazı kişilerde herhangi bir yan etki görülmezken bazen de yan etkiler ortaya çıkabilir


Her ilacın farklı yan etkileri söz konusudur. Bu yan etkilerin büyük bir kısmı vücudun ilaca alışması ile kaybolur. En sık rastlanan yan etkiler uyku hali, baş dönmesi ve dengesizliktir. İlaca yeni başlandığında bu yan etkilerin birkaç hafta içinde kaybolması beklenir. Uzun sürmesi ve azalmaması durumunda doktorunuzu aramalısınız.

Bazı insanlar bazı ilaçlara karşı allerjiktir. Böyle durumlarda basit bir deri döküntüsü bile olsa doktorunuzu haberdar edin, eğer gerek olursa doktor ilacı değiştirerek size yeni bir ilaç başlayacaktır. Allerjik durumlar ihmal edilmeye gelmez, hemen doktora başvurmalıdır yoksa bazen çok ciddi reaksiyonlara yol açabilir.
 
Bazı ilaçlar -genellikle daha eski ilaçlar- çok uzun süre kullanıldığında hafıza ve konsantrasyon kusurlarına, çocuklarda aşırı hareketliliğe, dişetlerinde büyümeye sivilcelere ve kilo artışına neden olabilirler. Bazen yan etkiler nedeniyle doktorunuz size uygun başka bir ilaca geçebilecektir. Bazen de hiç nöbet olmaması karşılığında bir miktar yan etkiye razı olmak gerekebilmektedir

Tedavi ne kadar sürdürülmelidir?
Diğer uzun süreli hastalıklarda olduğu gibi düzenli aralıklarla hekim kontrollerine gitmeye özen gösterilmesi uygun olur. Bu şekilde nöbetlerin takibi yapılacağı gibi, ilaçların etkisi ve ortaya çıkabilecek yan etkileri de gözden kaçırılmayacaktır. Düzenli aralıklarla kan tahlillerinin yapılması da bu nedenle yararlı olacaktır. Ancak ilaçların azaltılıp kesilmesinin sadece hekimin önerisiyle olabileceği, hekime danışmadan kendi başına alınan ilaç dozunu azaltma veya ilacı kesme kararlarının çok ciddi sonuçlara yol açabileceği unutulmamalıdır.

İlaç tedavisini sona erdirilebilir mi?
Hiç kimse sürekli ilaç almayı istemez, ancak sağlıklı olabilmek için bazen bu gereklidir. 2 ile 5 yıl kadar bir süre tedavi altında hiç nöbet geçirmeyen bir epilepsi hastaları, doktorun  yapacağı kontroller sonucu tedaviyi tamamlamış olduğu kararına varılabilir. Bu durumda ilaç kesme kararı verilebilir. En az altı aylık bir sürede ilaçlar azaltılarak kesilebilir. İlaç tedavisi bu süre sonunda tamamlanarak sona erdirildiğinde nöbet tekrarlama riski belirli bir oranda vardır. Tekrarlama riski %25 civarındadır. Bu her epilepsi türü için farklılıklar göstermektedir.

Epilepside hangi ilaçları kullanmak sakıncalıdır? Nöbete yol açan ana ilaç grupları nelerdir?

Antikolinesterazlar

Antidepresanlar

                    Antihistaminikler

Antipsikotikler

Beta adrenerjik blokerler

Kemoterapötikler

Hipoglisemik ajanlar

Hipoosmolar parenteral solüsyonlar

İsoniazid

Lokal anestezikler

Metilksantin

Narkotik analjezikler

Penisilin,

Fensiklin

Sempatomimetikler

Epilepsi için kullanılan ilaçlarla ilgili bilinmesi gerekenler nelerdir?

İlaçların etkisi yaşlı kişilerde farklı olur. Örneğin vücuttan daha yavaş atılırlar bu nedenle etkileri artabilir. Öte yandan ilaçların yaşlılarda daha fazla yan etki yaptığı bilinmektedir: hastalar daha üzüntülü, unutkan, sinirli, huzursuz, şaşkın olabilir; iştah kaybı, deri döküntüsü, sürekli uyuma isteğine yol açabilir.
Antiepileptik ilaçlar, diğer tıbbi nedenlerle alınması gereken ilaçlarla birlikte kullanıldığı zaman birbirlerini olumsuz etkileyebilir. Bu konuda özellikle dikkatli olunmalı ve hastalar kullandıkları bütün ilaçları doktora mutlaka bildirmelidirler.
Antiepileptik ilaç başlandıktan sonra herhangi bir sorun olursa veya farklı birşeyler hissedilirse bu durum mutlaka doktora iletilmelidir. İlacı kendiliğinden bırakmak veya doktora danışmadan dozunu değiştirmek oldukça yanlış davranışlardır.
Nöbeti olan kişilerin ilaçlarını zamanında almaları çok önemlidir. Doktor nasıl tarif etmişse o şekilde kullanılması gerekmektedir. İlaçların zamanında alınmasını sağlamak için çeşitli yöntemlere başvurulabilir. Bunun için günlük ilaç kutusu kullanmak, takvimlere not konularak izlemek, alarmlı saat yardımıyla ilaç saatini hatırlamak veya kahvaltı veya diş fırçalama sonrası gibi her zaman yapılan bir işin ardından ilacı almak yararlı olabilecek yöntemlerdir. Ayrıca nöbetlerin bir günlüğe kaydedilmesi de takip açısından uygun bir yaklaşım olacaktır.
 

EPİLEPSİDE İLK YARDIM

Bir kişi yanınızda nöbet geçirirse neler yapmalısınız?                                                                   Öncelikle sakin olun, hastanın yanından ayrılmayın, yardıma gerek varsa başkasını gönderin
- Hastanın hareketlerini durdurmaya VE/VEYA engellemeye çalışmayın !
- Hastayı güvenli bir yere yatırın veya alın !
- Yaralayabilecek ucu sivri veya sert eşyalardan (Sivri köşeler vb.) hastayı uzaklaştırarak veya bunları hastanın yanından uzaklaştırarak hastayı koruyun!
- Sıkı giysileri varsa giysilerini gevşetin (kravat, kemer gibi), şayet takıyorsa gözlüğünü çıkartın!
- Sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlayın. Rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun!
- Asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya (örneğin dişlerini sıkıyorsa açmaya veya su vermeye ) çalışmayın!
- Çene ile ilgili zorlayıcı hareketler zararlıdır!
- Nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın, kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapmayın! Soğan, kolonya vb. şeyler koklatmayın!
- Epilepsi nöbeti geçirdiği bilinen bir kişi ise yapay solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur!
- Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren ve/veya öyle ise sizin neler yapmanız gerektiğini açıklayan bir kart, veya sağlık karnesi olup olmadığına bakın!
- Nöbetinin bitmesini bekleyin!
- Unutmayın ki, sıklıkla nöbet sonrasında kişi yorgun, ne yaptığını bilemez haldedir, dolayısıyla bu aşamada elinizden geldiğince sakin ve güven verici olun! Nöbet sonrası kendine tam gelmeden, şaşkın olduğu dönemde açık bir cama veya yola doğru gitme vb hareketler yaparsa yumuşakça engel olun!
- Nöbet hakkında verebileceğiniz bütün bilgilerin hem hastaya, hem de doktora yardımcı olacağını unutmayınız, o nedenle iyi gözlemleyiniz!

Ne zaman ambulansa gerek vardır?

 

1.            Nefes almada sorun varsa;

2.            Suni solunum ve kalp masajı yapmaya ihtiyaç varsa

3.            Şuur açılmaksızın nöbetler peş peşe geliyorsa

4.            Daha önce epilepsi olmayan bir kişide ilk kez  nöbet geçirilmesi

5.            Nöbet 5 dakikadan daha uzun süredir devam ediyorsa

6.            İkinci nöbet, ilk nöbet bittikten çok kısa bir süre sonra başlıyorsa, kasılmalar bittikten sonra kişinin bilinci açılmıyorsa

7.            Kişi yaralanmışsa veya gebe ise

8.            Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa veya hastanın bu nöbetinin bir epilepsi hastalığı nedeniyle geçirilip geçirilmediğini bilmiyorsanız . Acil tedavi gerektiren pek çok hastalık epilepsi nöbeti ile başlayabilir (örneğin beyin kanaması, menenjit vb.)

                                                          

KADINLARDA EPİLEPSİ

Kadınlarda epilepsinin   hormonlar üzerine etkisi nasıldır?

Bazı epilepsili kadınlarda adet dönemleri ile nöbetleri arasında bir ilişki vardır. Genellikle bu nöbet sıklığında adet dönemine yakın zamanlarda   artış şeklinde olabilir. Bu cinsiyet hormonlarının beyin kabuğundaki sinir hücrelerinin uyarılabilirliğini değiştirmesi nedeniyledir. Nöbetlerinizin adet dönemlerinizle ilişkili olduğunu saptadıysanız bunu doktorunuza bildirin. Bu dönemlerde tedavinizde bazı değişiklikler yapılabilir.

Epilepside doğum kontrolunde nelere dikkat edilir?
Diğer kadınlar gibi sizde doğum kontrol yöntemlerinden birini seçebilirsiniz. Seçiminiz sizin özel kişisel durumunuza bağlı olacaktır ancak birkaç noktaya dikkat etmek yararlıdır:
- Bazı epilepsi ilaçları   doğum kontrol ilaçlarının   etkinliğini azaltabilir. Bu nedenle doktorunuzun daha yüksek dozlu doğum kontrol hapı içeren bir reçete yazması gerekebilir.

Doğum kontrol hapları dışında diğer korunma yöntemlerini de kullanılabilir.

- Rahim içi araç kullanımını seçtiyseniz, epilepsi üzerine bir etkisi yoktur.
- Doğum kontrolunde, sizin için en uygun korunma yönteminin hangisi olduğuna kadın hastalıkları ve doğum uzmanınız, tedavinizi yürütmekte olan doktorunuz ve siz birlikte karar vermelisiniz.

Epilepsi doğurganlığı etkiler mi?
Genel popülasyonda her altı çiftten biri gebe kalma ile ilgili zorluklar yaşamaktadır. Epilepside bu oldukça enderdir ve bu zorluk olasılıkla tedavide kullanılan bazı ilaçlara atfedilmektedir. Ancak, epilepsi ve  epilepsi ilaçları doğurganlık için tedavi almaya engel teşkil etmemektedir.

Çok az sayıda kadın doğurganlık için hormon   ilaçları alırken nöbet sayılarında hafif bir artma   yaşayabilir.

Epilepside evlenme sorun yaratır mı?


Evlilikte   epilepsi bir sorun teşkil etmez. Epilepsisi olan kişi evlenebilir, çocuk sahibi olabilir. Evlenmeyi planladığınız kişiye hastalığınızı mutlaka söyleyiniz, onun doktorunuzdan durumunuz hakkında bilgi almasını sağlayınız. Bu durum hem evliliğin karşılıklı güven ilişkisi açısından, hem de sizin sağlığınız açısından önem taşır. Aksi halde, bu hastalığın evlilik öncesi eşine bildirilmemesi durumunda boşanma sebebi olabilmektedir. Temelde güvene dayalı bir kurum olan evlilikte hastalığın saklanması önemli sorunlara yol açabilmektedir.

 

Bebek Sahibi Olmadan önce nelere dikkat etmeli?


İlk yapılması gereken, gebe kalmadan önce doktorunuzla görüşmenizdir. Birlikte, sağlığınız ve yaşam tarzınız ile gebelik süresince epilepsi hastalığınızın tedavisinin nasıl yapılacağı ve nasıl izleneceğiniz konularını görüşmelisiniz. Sizin nöbetlerinizin en iyi şekilde kontrolu yapılırken aynı zamanda bebeğinizin de en düşük riskle izlenmesi gerekmektedir.
Doktorunuzla aşağıdaki konuları konuşmalısınız:


Gebeliğiniz süresince epilepsi hastalığınız için ilaç kullanmaya devam etmeli misiniz?

Hangi ilacı ve ne kadar dozda kullanmalısınız ? Doktorunuz mümkün olduğunca en düşük dozda ve tek bir ilaçla sizi tedavi etmeye çalışacaktır. Bazı kadınlarda ilaçlar tam olarak kesilebilir ancak diğerlerinde ilaçlara devam etmek gerekecektir. Tedavinizdeki değişiklikler mutlaka doktorunuz tarafından yapılmalıdır.

Ne çeşit bir diyet uygulamanız gerekecek ? Vitamin ilaçları almalı mısınız ?

İhtiyaçlarınız neler olacak ?

Yapraklı yeşil sebzelerde bulunan bir vitamin olan folik asit, spina bifida gibi sinir sistemi anormallikleri riskinin azaltılmasında önerilmektedir. Önerilen doz epilepsili kadınlarda daha yüksektir. Bu tedaviyi almadan önce doktorunuza danışmalısınız.

Epilepsi ve Gebelik

•        Epilepsi gebeliğimi, gebeliğim epilepsiyi etkileyebilir mi? Bazı kadınlarda tüm gebelik süresince hiç nöbet gözlenmez iken daha az bir kısmında hormonal değişiklikler veya tedavideki değişiklikler nedeniyle nöbetlerde artış görülebilir. Gebelik sırasında bazı nöbet tipleri bebek için zararlı olabilecek kadar artabilir.

- İdeal olan, gebeliğiniz süresince sizi izleyecek epilepsi konusunda deneyimli bir nöroloji uzmanı ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanının ekip olarak çalışmasıdır. Gebelik sırasında gelişebilecek durumlarla ilgili olarak bu ekip çalışmasının mümkün olduğunca erken dönemde başlaması gerekmektedir.

- Bebeğim zarar görebilir mi? Tüm anneler bebeklerinin sağlığı ve güvenliği ile ilgili endişeye kapılırlar.

Sağlıklı, sorunsuz bir gebelikle normal bir doğum %97 dolayındadır. Epilepsi hastalığına sahip bir anneyseniz bebeğinizin sağlıklı olarak doğma oranı %90 dan fazladır. Bu fark çoğunlukla epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar nedeniyle gelişebilecek sorunların bir sonucudur. Bu kaygı verici görünebilir, ancak sorunların çoğunluğunun küçük ve önemsiz sorunlar olduğunu düşünürseniz bu durum o kadar önemli olmaz. Diğer yandan, spina bifida ve kalp anomalileri gibi daha ciddi sorunlar ender ortaya çıkan durumlardır.

- Gerçekte epilepsi hastalığı olmayan bir anne adayına göre biraz daha artmış bir risk taşıyorsunuz ancak bu risk hala düşüktür ve epilepsi hastası kadınların büyük bir çoğunluğu sağlıklı bir bebek dünyaya getirirler. Doktorunuz bebeğinizle ilgili bir durumdan şüphelenirse, ultrason ve doğum öncesi diğer tanı yöntemleri ile büyük ölçüde bunların ortaya konmasını sağlar .

Bebekte doğumsal anomali (Konjenital malformasyon) riski nedir?

·         Normal populasyonda %2-3

·         AEİ almayan epilepsi olgularında 1-2 kat fazla

·         AEİ alan epilepsi olgularında 2-3 kat fazla %4-9 politerapi(birden fazla ilaç tedavisi) alan hastalarda malformasyon riski % 15’e kadar çıkabilir.

·         Riski azaltmak için bir yandan nöbet kontolunu sağlarken en düşük dozlarla tedaviyi sürdürmeye özen gösterilmelidir.

·         Epilepsisi olan hastaların çocuklarında epilepsi görülme riski epilepsi sendromuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Mendelyen genetik geçiş göstermeyen epilepsi türlerinde bu oran çok düşüktür ve çocuk sahibi kararını etkilemeyecek düzeydedir.

 

Doğum esnasında nelere dikkat etmek gerekir?


 Epilepsi normal doğum ve doğum sancısı açısından bir sorun oluşturmaz. Ancak dikkat etmeniz gereken birkaç noktayı hatırlatmamız gerekecek:


Doğum sancısı devam ederken de ilaclarınızı aldığınızdan emin olmalısınız.

Hastaneye başvurduğunuzda doktorunuza ve hemşirenize epilepsi hastalığınız olduğunu söylemeyi unutmayın. Sizin ilaç zamanlarınız yattığınız düzenli verilmesini sağlamış olursunuz.

Doğum esnasında epilepsi nöbeti geçirme riski var mı?

Ufak da olsa bu risk mevcuttur. Doğumu bu nedenle hastanede yapmalısınız. Ancak doğum esnasında nöbet geçirirseniz ille de sezeran olmanız gerekmez, normal doğum yapabilirsiniz.

Bebeği emzirmek sakıncalı mı?
Bebeğinizi emzirmemeniz için bir neden yoktur. Elbette aldığınız epilepsiye yönelik ilaclar az miktarda sütünüze geçebilir fakat bu zararlı düzeyde değildir (bebeğiniz rahimde iken de belirli miktarda ilaca mazur kalmaktadır). Emzirmenin ilk günlerinde bazı ilaçlar bebeğinizde bir miktar uyuklamaya neden olabilir. Bu durum devam ederse doktora danışmalısınız.
Diğer bir sorun bebeğinizi beslemek icin gece uykularınızın kesintiye uğramasıdır. Uykusuzluk nöbetlerinizi arttırıyorsa gece beslenmeleri icin sütünüzü şişeye alarak bir başkasi tarafından verilmesini sağlayabilirsiniz.

Bebeğinizin Bakımında nelere dikkat etmeli?
Bebeğe sahip olan pek cok epilepsi hastasının çocuklarina bakmasında önemli sorun yaşamazlar. Ancak burada   kaza riskini azaltmak için şunlara dikkat etmeli: 
- Herhangi bir nöbet geçirirseniz çocuğunuzun üstüne düşmekten kaçınmak icin duvara dayanarak, etrafınız yastıklarla çevrilerek düz bir zeminde bebeğinizi beslemeniz ve altını degiştirmeniz uygun olur. Bebeğiniz daha büyüyüp katı gıdaları almaya basladığında yatağının zemine yakın olması ve beslerken yanına oturmanız uygun olur.
- Bebeğinizi kucağınıza aldığınızda etrafınızda yastıkların ve yumuşak şiltelerin olmasina dikkat edin.
- Tek başınıza iken bebeğinize banyo yaptırmayın.
- Nöbetinizin geleceğini hissedebiliyorsanız bebeğinizi beslerken veya yıkarken üstüne düşmekten kaçınacak şekilde pozisyonunuzu ayarlayin.
- Bebeğinizi kucakta taşımayın, bebek arabasina koyarak gezdirin.
- Bebeğinizin yanında sıcak içecekler ve sigara içmekten kaçının.
- Aşırı yorgunluklardan kaçının, yeterince dinlenin ve uykunuzu alın.
- Özellikle bebeğiniz küçükken yardım kabul etmekten kaçınmayın.

YAŞAM TARZI

Epilepsi hastalarında psikiyatrik sorunlar görülür mü?
Epilepsi hastaları arasında, normal populasyona göre sosyal ve psikiyatrik sorunlara daha sık rastlanır. Özellikle, tedaviye dirençli nöbeti olan hastalarda sosyal izolasyon, sıkıntı, depresyon ve başka psikiyatrik problemler, tedaviye iyi cevap veren hastalara oranla daha sıktır. Bu sorunlara yardımcı olunmazsa hasta kendini, akranlarından farklı durumda hissedeceğinden sosyal izolasyona, ve bu da aile, okul ve iş yaşamında sorunlar çıkmasına sebep olabilir. Epilepsi hastalarının küçük bir kısmı hariç zeka durumlarında önemli bir değişiklik görülmemiştir.

Beslenme-uyku
Tüm epilepsi hastalarına öğün atlamamaları ve uzun süreli aç kalmamaları önerilir. Beslenme ile ilgili (Kola ve diğer gazlı içecekler dahil) bir kısıtlama yoktur. Kahve ve çay uykuyu kaçırdığı için uyku saatlerine yakın içilmemeleri tavsiye edilir. Çünkü uykusuzluğun nöbeti tetikleyici en önemli faktörlerden biri olduğu bilinmektedir. Alkol alımının nöbetin ortaya çıkışını kolaylaştırıcı bir etkisi vardır.

 Çalışma Hayatı
Yapılan bir çalışmada çalışabilir durumdaki işsiz olan normal populasyondaki kişilerin sayısı %19 iken işsiz epilepsi hastalarının ise %46 olduğu ve özellikle dirençli epilepsisi olan kişilerin %59’nun işsiz olduğu tespit edilmiştir. Bu sayıları oranlarsak epilepsi hatalarında işsizlik oranı nomal popülasyondan yaklaşık üç kat daha fazladır. İşverenlerin kişinin epilepsi hastası olduğunu öğrendiklerinde genel tavırlarının değiştiği görülmüştür. İş ortamında yaralanma oranı, işe gitmeme, hastalığa bağlı iş kaybı ve iş üretimi açısından bakıldığında epilepsi hastası ile normal populasyon arasında fark olmadığı tekrarlanan çalışmalarda gösterilmiştir. Fakat toplumun epilepsiye bakışı ve epilepsi hakkındaki bilgisizlikleri devam ettiği sürece bu yüksek işsizlik oranının devam edeceği düşünülmektedir.


Epilepsi hastası meslek sahibi olup çalışabilir mi?

Epilepsi hastaları meslek sahibi olabilirler, sorumluluklar alabilirler, okuyabilirler, üniversiteye gidebilirler. Tarihe bakıldığında birçok başarılı, ünlü epilepsi hastası olduğunu görüyoruz. Bunlar içinde, Van Gogh, Dostoyevski, Jül Sezar, Hendel ve birçok bilim adamı, siyasetçi, iş adamı sayılabilir. Kendimizin de yakından takip ettiğimiz, tanık olduğumuz doktor, mühendis, öğretmen hastalarımızın görevlerini başarıyla yaptıklarını görmekteyiz. Çoğunun nöbetleri kontrol altında ve bir kısmı da seyrek nöbet geçirmekle beraber görevlerini sürdürmektedirler.

Epilepsili hastanın işe başvurması ve alınması durumunda tutum nedir?
Epilepsi hastaları işe başvurduklarında birtakım sorunlarla karşılaşabilirler. Işverenlerin epilepsi hastası karşısında tavırları ön yargılar ve bilgisizlik nedeniyle olumsuzdur. Bu nedenle işe alınma şansları zayıftır. Halbuki yapılan çalışmalarda iş üretimi, devamlılık, iş kazası iş kaybı açısından normal popülasyonla aralarında herhangi bir fark bulunmamıştır. Durum işverenlere bildirilerek bilgilendirilmeleri sağlanmalı ve ön yargılar giderilmelidir. Iş ayrımcılığı epilepsi hastalarının önemli problemlerinden biridir. Işverenler sıklıkla epilepsi hastası olan bir kişiyi işe almaktan çekinirler. Bu iki sebeple ortaya çıkar. Birincisi epilepsili hastanın iş başında nöbet geçirmesi ve gördüğü zarardan dolayı iş vereni sorumlu tutması. Ikinci olasılık ise epilepsi hastasının geçirdiği nöbet ile hizmet verdiği kesime zarar vermesi durumudur. Türkiye’deki durumu incelediğimizde bir takım koruyucu önlemlerin olduğunu ancak bunların yeterli olmadığını görmekteyiz. İşverenler, elli ve daha çok daimi işçi çalıştırdıkları işyerlerinde % 2 oranında sakat kişiyi, mesleklerine, bedensel, zihinsel ve ruhsal durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Bu kanuna göre, sakat ya da özürlü kişi, beden ve zihin gücünden % 40 ve daha fazla oranda yoksun olduğunu resmi sağlık kurulu raporu ile belgelemiş, bir iş bulmakta genellikle zorluk çeken fakat herhangi bir işyerinde söz konusu yetersizliğe rağmen, bazı işleri hemen veya kısa bir alıştırma sonunda yapabilecek durumda olan kimselere denir. Ancak bu kanundan yararlanabilmek için epilepsi hastalarının tedaviye rağmen nöbetlerinin devam etmesi gerekmekte, bu kanun remisyonda epilepsi hastalarının haklarını koruyamamakta ve bu kişilerin önyargılarla işe alınmamaları sorununu çözmemektedir.

Zihinsel ve hareket kısıtlılığı olan epilepsi hastalarının iş olanakları nedir?
Epilepsi nöbetlerinin de birlikte bulunduğu bazı hastalıklarda zihinsel ve hareket kısıtlılığı olabileceğinden, , bu hastalarımıza özel eğitimlerle iş becerileri kazandırılarak, kurumlar aracılığıyla becerilerine uygun iş olanakları araştırılmalıdır.

Epilepsi hastaları hangi işleri yapamazlar?
Özellikle nöbetleri sık olan epilepsi hastaları bazı işleri yapamazlar. Bunlar içinde pilotluk, dalgıçlık, cerrahlık, kesici alet ve makinalarla ilgili işler, yüksek ve tehlikeli noktalarda çalışmayı gerektiren işler, dağcılık, taşıt sürücülüğü, itfaiyecilik, silah taşımayı gerektiren polislik, askerlik sayılabilir.

İş hayatında dikkat edilmesi gereken durumlar nelerdir?
Bazı nöbet tipleri uykusuzlukla uyarılabildiğindan vardiyalı çalışmalar ve nöbet gerektiren durumlarda düzenlemeler gerekir. Daha önce anlatılan refleks epilepsilerden bazıları ışığa duyarlı olduğundan, böyle ışığa duyarlı bir epilepsi söz konusu ise uzun süre bilgisayar karşısında çalışmaması ve televizyonu uzun süre ve yakından seyretmemesi tavsiye edilmelidir. Güneşli havalarda şapka giymesi yada koyu renkli güneş gözlüğü kullanmaları önerilir. Işik uyarısı ile ortaya çıkan refleks epilepsiler, diskotek gibi yanıp sönen ışıklar tarafından uyarılabilir. Araba, tren gibi vasıtalar ile ağaçlıklı yollarda giderken, güneş ışıklarının kesik kesik gelmesi de nöbetleri uyarır. Televizyon ayarı bozulduğunda ekranın kaymasına bağlı olarak da nöbet uyarılabilir. Pokemon isimli çizgi filmin gösterilmesi esnasında, filmdeki ışıklı görüntüler çok sayıda çocuğun nöbet geçirmesine neden olmuştur ve yayından kaldırılmıştır. Böyle ışıklı uyarılarla karşılaşıldığında nöbet geçirmeyi önlemek için bir avuç içi ile tek gözün kapatılması nöbet geçirmeyi engellemektedir. Sadece göz kapaklarının kapatılması, göz kapağının kısmen geçirgen olması dolayısıyla yeterli değildir.

Epilepsili çocuklar okulda sorun yaşar mı?
Epilepsili çocuk ne kadar erken topluluk içine girer ve çevresine uyum sağlarsa o kadar kendine güven kazanacaktır. Anne-baba ve diğer ilgililer , onun diğerlerinden farklı olduğunu hatırlatıcı koruyuculuk, kollayıcılık içinde olmamalıdırlar. Bu onu güvensiz ve tedirgin bir yapabilir. Çocuğun durumu okul yetkililerine bildirilmeli, herhangi bir nöbet geçirdiğinde ne yapmaları gerektiği kendilerine anlatılmalıdır. Durumu bilen ve anlayışlı öğretmenlerin önemli yardımı olacaktır. Bu özellikler eğitimin sonraki yılları içinde geçerlidir.

Görüldüğü gibi epilepsi hastalarda daha önce beliritilen bazı noktalara dikkat edildiğinde genel populasyondaki kişiler gibi çalışma hayatında başarılı olabilmekte ve normal hayatlarını sürdürebilmektedirler.Bu durumun uygulamada da geçerlik kazanması için ailenin,okul yetkililerinin, iş alanındaki ilgililerin ve toplumun sürekli bilgilendirilmesi ve olumsuz ön yargıların giderilmesi gerekmektedir.

Sosyal uğraşılar
Tüm kronik hastalığı olanlara çevresinin uyguladığı aşırı kollamacılık, bu kişileri toplumdan izole edip yalnızlığa ve fiziksel atalete itmektedir. Epilepsi hastalarına sıklıkla güvenli bir yerde bulunmaları hatırlatıldığı için bu kişiler evlerinden dışarı çıkmak istemezler. Hatta evdeki iş bölümüne bile katılmadıkları ve mazeret olarak hastalıklarını öne sürdükleri görülmektedir. Norveç’te yapılan bir çalışmada epilepsi hastalarının boş zamanlarındaki sosyal aktiviteleri incelenmiştir. Birçok hastanın ailesi ile aynı mahallede oturmasına karşın en fazla haftada bir aile ve arkadaşları ile görüştükleri, evde TV izlemek, radyo dinlemek ve kitap okumayı tercih ettikleri görülmüştür. Sosyal olanakların en iyi olduğu ülkelerden birisi olması, parasal sorunların olmamasına karşın epilepsi hastalarının her türlü sosyal faaliyetlerden kaçındıkları görülmüştür. Neden olarak o aktiviteye karşı ilgilerinin olmaması, aldığı antiepileptik ilaçların yarattığı yorgunluk, nöbet geçirme korkusu, öğreneceği yeni bir aktivite sırasında kendine eşlik edecek kimsenin olmayışı vb. ileri sürülmüştür. Grubun büyük kısmı, inaktif yaşamı sevmediklerini daha aktif olmak istediklerinin belirtmişlerdir.
Sosyal aktiviteler arasında ışığa duyarlı nöbeti olan hastalar televizyonu uzaktan seyretmeli. Güneşli havalarda şapka ve koyu renkli güneş gözlüğü ile dışarı çıkmalıdır.

 

Bilgisayar kullanımı epilepsiye yol açar mı veya epilepsiyi tetikler mi?

Bilgisayar kullanımı doğrudan doğruya epilepsiye neden olmaz. Ancak bazı epilepsiler ışıkla uyarılırlar. Belirli frekanslarda titreşen ışıklar veya görüntüler, bilgisayardan da yansıyarak epilepsiyi tetikleyebilir. Kişide böyle bir özellik gözlemlenirse o zaman dikkatli olmalıdır.

Epilepside motorlu araç kullanımına izin verilir mi?
Motorlu araç kullanımı sırasında epilepsi nöbeti geçirecek bir sürücünün kaza yapma riskinin artacağı açıktır. Çeşitli ülkelerde nöbetleri kontrol altında olan epilepsili hastaların amatör sürücü belgesi alma ve özel motorlu araç kullanmalarını olanak veren yasa ve yönetmelikler bulunmaktadır. Bazı ülkelerde olduğu gibi, yurdumuzda da epilepsi nöbetleri olan bir kişinin sürücü belgesi alması yasal olarak engellenmiştir.
Ancak bunun denetlenmesi oldukça güç olması nedeniyle hastaların pekçok kez araba kullandıkları izlenmektedir. Bu durumun önlenmesi hastaların eğitimiyle mümkün olacaktır.

Epilepsi ve Ceza Ehliyeti
TCK(Türk Ceza Kanunu) kişilerin suç işledikleri anda suçun mahiyetini anlamaya yetkin olup olmadıklarına göre ceza ehliyeti kavramlarını getirmiştir.

TCK 46’ya göre “fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini tamamen kaldıracak surette akıl hastalığına duçar olan kimseye ceza verilmez.” Bu hükümden çıkan sonuç tam ruhsal bozukluğu bulunan kimselerin cezalandırılamayacağıdır. Ceza sorumluluğu, suçun işlenişi sırasında kişilerin neleri, niçin yaptığını ve bu yaptıklarının sonuçlarının farkında olup olmamasını tanımlar. Genel olarak ağır ruhsal bozukluklarda, zeka geriliği olanlarda ve bilinç bozukluğuna neden olan durumlarda ceza sorumluluğu yoktur. Epilepsi nöbetleri esnasında ortaya çıkan suç hallerinde, bilinç kaybıyla birlikte olan epileptik nöbetler sırasında işlenen suçlarda ceza sorumluluğu yoktur. Ancak epileptik nöbetler sırasında işlenen suçların çok nadir bir durum olduğu ve hatta neredeyse imkansız olduğu tartışılmaktadır. TCK’nun 47. maddesinde tanımlanmış bulunan “fiili işlediği zaman şuurunun ve harekatının serbestisini tamamen değil de ehemmiyetli derecede azaltan” durumlar ruhsal bozuklukları ve diğer durumları içine almakta ve ceza sorumluluğunu azaltmaktadır.

Hafif derecede zeka gerilikleri, epilepsi ve diğer bazı psikiyatrik durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ruhsal bozukluklar dışında bazı geçici sebeplerin de anlama ve isteme yeteneğini tamamen kaldırması veya azaltılması ve dolayısıyla isnad kabiliyetine etki etmesi söz konusu olabilir. Bunlar ruhsal bozukluklar gibi devamlılık arz eden durumlar olmayıp geçici niteliktedir. Bunlara ilişkin olarak TCK 48’de genel bir hüküm getirmiştir. “Suçu işlediği sırada arızi bir sebepten dolayı 46 ve 47 nci maddelerde münderiç akli maluliyet halinde bulunan kimseler hakkında o maddelerdeki ahkam tatbik olunur”.  Böyle geçici nedenlerle de olsa isnad kabiliyetine etki eden sebeplerin mevcudiyeti durumunda da, duruma göre 46 ya da 47. maddeler uygulanır. Epilepsi nöbetleri bu kanun maddesinde de yer almaktadır.

 Epilepsi hastalarının aileleri
Sadece epilepsisi olan çocuk ve gençlerin psikiyatrik sorunları olmadığı, ailelerinde de önemli oranda psikiyatrik sorunların olduğu görülmüştür. Ailede epilepsili kişiye karşı tutum, annenin tavrı, epilepsili çocuk veya ergen sahibi ailenin sosyal yaşantılarına getirdikleri yeni biçim vb etkileyen faktörler arasında sayılmaktadır. Bu da sadece epilepsili ergenin değil, ailenin de bu konuda eğitilmesi, bilgilendirilmesinin psikososyal açıdan faydalı olacağını göstermektedir.
Bizim toplumumuzda diğerlerinde farklı ve yapıcı bir özellik vardır: SEVGİ.
Hangi hastalık olursa olsun, sevgiyi hisseden kişi kendini daha emin ve güvenilir bir mekanda olduğunu farkeder. Bu pozitif desteği hiç unutmamak gerekir.
Türkiye’de epilepsi ile uğraşan hekim, psikolog ve diğer yardımcı personel sayısı giderek artmaktadır. Bu konuya ilgi büyüktür. Bizim ülkemizde tahminen 600-700.000 kişide sara (epilepsi) vardır. 1973 yılından beri Türk Epilepsi ile Savaş Derneği faaliyetlerini sürdürmekte, 1994 yılından beri Epilepsi dergisini çıkarmaktadır. Epilepsi dergisi bilimsel yazıların yayınlandığı hakemli bir dergidir.
1997 yılı Haziran ayında Uluslararası Epilepsi Ligi ve Dünya Sağlık Örgütü bir kampanya başlatmışlardır. Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda 8-14 Haziran Epilepsi ile Savaş Haftası olarak belirlenmiştir. Bu hafta her yıl Türkiye’de de çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.
Epilepsi konusunda eğitilmiş kişi sayısı ne kadar artarsa, bu hastalara karşı ön yargılarımız azalacak ve acil müdahele sırasında yapılan yanlışlara rastlanmayacaktır.


Epilepsi hastalarının yakınlarına  neler önerilir?
- Hastanızın ilaçlarını düzenli almasını sağlayın.
- Hastanız nöbet geçirdiği takdirde tehlikede kalabileceği yerlerde yalnız olmamasını sağlamaya özen gösterin (trafik, deniz, havuz, balkon gibi..) Ama bunu yaparken hastayı aşırı baskı altına almayın.
- Nöbet esnasında yapacağınız şeyler, vücut şekli uygunsuz bir durumda ise, ve ağzından salya geliyorsa onu yan çevirmektir.
- Birşeyler koklatma, su dökme, dişlerini açmaya çalışma gibi çabalar hastanıza yarardan çok zarar getirecektir.
- Eğer sık nöbet geçiren bir hastanız varsa, her zamankinden farklı şekilde gelişen bir nöbet geçirdiğini veya süresinin uzun olduğunu düşünüyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna ivedilikle başvurmalısınız.
- Hastanızın takip edildiği merkez ya da doktor ile bağlantınız düzenli olmalı. İstenilenleri titizlikle uygulamanız sizin ve hastanızın yararına olacaktır.

Askerlik ve Epilepsi ne gibi sorunlar yaratır?
Ülkemizde askerlik hizmeti bakımından epilepsili hastalarının durumu Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu yönetmeliğin 6. Maddesine göre, “Askerlik çağına giren yükümlüler, askerlik yoklamasında veya askeri hastanelerin sağlık kurullarında, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır.
1) Askerliğe elverişli olanlar: Sağlık yetenekleri bakımından hiç bir hastalık ve arızası bulunmayanlar ile hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar listesinin A dilimine girenlerdir.
2) Askerliğe elverişli olmayanlar: Hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar Listesinin B ve D dilimlerine girenlerdir.

Yönetmeliğinin 12. maddesi askerlik çağında ve er ya da erbaş olacak erkeklerin, epilepsi hastalığı bakımından askeri hastanelerden alınacak sağlık kurulu raporlarına bağlı olarak değerlendirmelerini yapmaktadır. 12 Maddenin A diliminin 1. fıkrası “epilepsi dışında kalan sinir sisteminin hafif derecedeki paroksismal hastalıkları ya da arızalarını” belirler ve bu dilime girenler askerlik yapabilirler. A diliminin 2. fıkrası ise , “klinik ve laboratuar bulguları normal olup da EEG’de belirgin bulgular (fokal veya jeneralize diken, keskin dalga kompleksleri, fokal veya jeneralize yavaş aktiviteler) gösterenleri kapsar ve bu özelliği gösterenler de askerlik yapabilmektedirler.

12. Maddenin B dilimine uyan hastalık ve arıza yoktur. 12 Maddenin C dilimini 12. maddenin A ve D dilimlerindeki hastalık ve arızaların tedavi ve nekahat halleri oluşturmaktadır.
12. Maddenin D dilimi ise 5 fıkradan oluşmakta ve bu fıkralara girenler eskerlik hizmeti bakımından elverişsiz sayılmaktadırlar.

D)1. Klinik gözlem sonucu ilgili uzman tabip tarafından nöbeti görülen belirli bir nedene bağlı olan, nedenin giderildiği ya da giderilmediği ya da nedeni saptanmayan bütün örnek epilepsiler.                                         D)2. Klinik observasyonla epilepsi nöbeti gözlenmeyen, ancak çocukluğundan beri epilepsili olduğu anamnezi, epilepsi nöbetleri geçirdiğini belirten klinik işaretler ve tıbbi dökümanlara (her türlü ilgili uzman raporları, EEG raporları, reçeteler, v.b.) dayanan, uzman tabibe kesin tanı veren bütün örnek epilepsiler.                             D)3. Tardiv olarak ortaya çıkan, belirli bir nedene bağlı ya da nedeni saptanamayan ve ilaçlarla kontrol altına alınanamayan bütün örnek epilepsiler.                                                                                                        D)4. (Ek: 20/9/1988 - 88/13300 K.) Nedeni saptanamayan ya da belirli nedeni giderilmiş, seyrek gelen ve ilaçlarda kontrol altına alınabilen bütün örnek epilepsiler.                                                                               D)5. Askerlik görevi ile bağdaşmayacak derecedeki epilepsiler dışında kalan sinir sisteminin paroksismal hastalıkları ya da arızaları (narkolepsi, somnambulizm, v.b.)(1) [ NOT: Kardiyazol aktivasyonu ile epilepsi nöbeti uyarılanlar epileptik kabul edilmez].

Bu yönetmelikten anlaşılacağı gibi, epilepsi hastası erkek çocukların hastalıklarını belgeleyen inceleme ve uygulamalara ait her türlü evrakın ( EEG, BBT ve MRG filmleri, ilaç reçeteleri, uzman doktor raporları, hastanelerden alınmış epikrizler v.b.) düzenli saklamasının, askerlik çağına geldiklerinde durumlarının doğru değerlendirilmesi bakımından önemi açıktır.

Anne ve babalar neler yapabilir? (Anne babalar için rehber)

Epilepsi hastası olan kişilerin pek çoğu ilk nöbetlerini 20 yaşından önce geçirirler.
Çocukluk çağı epilepsilerinin çeşitleri ve şiddeti oldukça farklılıklar gösterir ve epilepsi eşlik eden diğer hastalıklarla ilişkili olabilir. Yalnızca epilepsisi olan çocukların çoğu, tamamen normal aktif çocuklardır ve birkaç özel önlem dışında arkadaşları ile spor, oyun ve benzeri tüm aktivitelere katılabilirler. Bununla birlikte bazen durum daha ciddidir ve çocuk uzun süreli bakım ve desteğe gereksinim duyabilir.
 Anne-baba ya da çocuğa bakan kişi olarak epilepsi konusunda ne kadar çok bilgi sahibi olursanız, çocuğun mutlu, geleceği hakkında kendine güveni olan bağımsız bir birey olarak gelişmesi için o kadar çok destek olabilirsiniz.

Çocukluk çağı epilepsilerinin tanımı
Epilepsi herhangi bir yaşta başlayabilmekle birlikte, sıklıkla yaşamın erken dönemlerinde başlar. Bazı kişiler, epilepsinin bedensel sakatlık ya da zeka seviyesinde gerilikle ilişkili olduğuna inansalar da, gerçekte epilepsili çocukların çoğunda zeka düzeyleri ve fiziksel kapasiteleri sağlıklı çocuklarla aynı düzeydedir. Bazı çocukların ise, nöbetleri yanı sıra bedensel sakatlıkları ve/veya zeka sorunları olabilir bunlar; nöbetlerin neden olduğu beyin hasarı nedeniyle değil, epilepsiye neden olan hastalıkla ilişkilidirler.

Epilepsi benim hatam mı?
Çoğu anne-baba gibi siz de çocuğunuzun epilepsi hastası oluşunda suçlu olduğunuzu düşünebilirsiniz ve çocuğunuzun durumuna neden olabilecek bir hata yapıp yapmadığınızı araştırabilirsiniz. Bu olasılık kesinlikle düşüktür ve çoğu durumda epilepsinin nedeni bilinmemektedir.


 

Zor kontrol edilen epilepsilerde    ne  yapılır?
Epilepsili çocukların çoğunda nöbetler iyi kontrol edilebilmekle birlikte, bazı çocuklarda epilepsinin ağır formları görülebilir ve bunların ilaçlarla kontrolü zor olabilir ve tedaviye karşın nöbetleri devam edebilir.  Nöbetleri zor kontrol edilen çocuklarda, gelişme geriliği ve öğrenme güçlüğü gibi diğer problemler de olabilir .
Çocuğunuzun tamamen düzelmeyebilecek bir durumu olduğunu öğrenmek daima üzücüdür ve bu fikre alışana kadar genellikle zor bir dönem geçirilir.

Epilepsi davranışları etkiler mi?
Davranış sorunlarının, epilepsiyle doğrudan ilişkili olmaları oldukça enderdir ve epilepsiye özel bir kişilik olduğu söylenceden ibarettir. Bazı çocukların nöbetleri stresle, üzüntü ya da sıkıntı ile kötüleşebilir ve bazen alınan ilaçlar davranış bozukluğuna yol açabilir. Eğer çocuğunuzda zaman içinde davranış değişiklikleri oluşursa bunu doktorunuzla konuşmaktan ve yardım istemekten çekinmemelisiniz.

Okulda ne gibi sorunlarla karşılaşılır?
Epilepsi hastası bazı çocuklar okulda nöbetleri nedeni ile diğer çocukların alay konusu olabilir ya da bu nedenle kötü davranışlarla karşılaşabilirler. Bu durum çocuğunuzun kendine güvenini kaybetmesine, sinirli, saldırgan ya da alışılmamış davranışlar (okuldan kaçmak gibi) sergilemesine neden olabilir. Bunlardan şüpheleniyorsanız çocuğunuzun öğretmenleriyle konuşarak, çocuğunuza desteğinizi hissettirebilirsiniz ve kendine güvenini kazanması için cesaretlendirebilirsiniz. Onun anlayabileceğini düşündüğünüz kadar ona epilepsi hakkında bilgi verin ve onun bu durumun üstesinden gelebileceği basit ipuçlarını öğretin. Yaşı ilerledikçe kendisi ile ilgili sorumluluklar alması için cesaretlendirmelisiniz, aşağıdaki öneriler bu konuda size yol gösterici olabilir;

Çocuğa yönelik davranış şekilleri nasıl olmalı?

Çocuklar deneyerek öğrenirler, bu nedenle onların doğal meraklarını canlı tutmak sizin elinizdedir. Çocuğunuzun grup aktivitelerine katılması yaralı olur, ancak görevli kişilerin çocuğunuzda epilepsi olduğunu bilmeleri ve nöbet geçirirse ne yapmaları gerektiğini bildiklerinden emin olmalısınız.
- Çocuğunuzun nöbetlere eğilimi olan özel bir birey olduğunu kabul edin ve onun da kabullenmesi için cesaretlendirin,
- Farklı durumlarla baş edebilmesi için kendine güveninin gelişmesine yardımcı olun,
- Çocuklarınızın her birinin sizin zamanınızı, ilginizi ve enerjinizi paylaşmaya hakları olduğunu unutmayın,
- Epilepsi hastası çocuğunuzun yapamadıklarından çok, yapabildiklerine konsantre olmaya çalışın,
- Çocuklarınızı çok sevmenize rağmen bazı anlarda onlara karşı kızgınlık ve öfke hissetmenizin tamamen normal olduğunu bilin,
- Aile olarak hep birlikte eğlenin.

 Yapmamanız gerekenler  nelerdir?
- Çocuğunuzun açık bir şekilde yardıma ihtiyacı olmadıkça ona yardım için koşuşturmayın,
- Çocuğunuz epilepsi hastası olduğu için aile yaşamınızı kısıtlamayın,
- Epilepsi hastası çocuğunuza diğerlerinden farklı davranmayın,
- Çocuğunuzun kendini hasta olarak görmesine ya da epilepsiyi bir özürmüş gibi kullanmasına izin vermeyin
- Ruhsal ve bedensel enerjinizi yeniden kazanmak için arada sırada diğer kişilerden yardım almaktan çekinmeyin.                                                                                                                                   




Epilepsi ve eğitim
Epilepsi hastası olan çocuk ve gençlerin çoğu okula yüksek okul ve üniversiteye devam edebilirler . Okul çocuğun hayatının merkezidir ve diğer çocuklar gibi okuldaki aktivitelerin çoğuna katılabilmelidir. Okuldaki öğretmenler ve diğer görevliler çocuğunuzun durumunu öğrendiklerinde büyük oranda yardımcı ve destek olurlar. Örneğin; çocuğunuzu her nöbet geçirdiğinde eve gönderilmesi gerekmediğini ve uygun bir süre dinlendikten sonra sınıfa geri dönebileceği konusunda onları bilgilendirmelisiniz.

Epilepside    öğrenme güçlüğü olur mu?
Epilepsili çocukların çoğu en az diğer çocuklar kadar öğrenme yeteneğine sahiptirler. Epilepsisi olan çok başarılı kişiler tarih boyunca olmuştur. Bununla birlikte, bazıları bu konuda yetersiz olabilirler. Çocuğun başarısızlığı epilepsi ile doğrudan ilişkili olmayabilir. Bu nedenle, eğer şüpheleniyorsanız bu konuda öğretmenleriyle ve doktoru ile konuşarak sorunun kaynağını bulmaya çalışmalısınız.

Epilepsi hastası bazı çocuklarda öğrenme güçlüğü vardır. Çoğunlukla öğrenme güçlükleri hafiftir ve kolaylıkla üstesinden gelinebilirken bazı durumlarda bu daha uzun zaman alır ve daha ciddidir. Çocuğunuzda, zeka düzeyinde gerilik ya da bedensel sakatlık gibi problemler olabilir böyle durumlarda ağır öğrenme güçlüğü olabilir.

Özel eğitim gerekli mi?
Eğer çocuğunuz yaşıtlarından oldukça geride ise, ya da okulda gereken desteği alamayacağını düşünüyorsanız, bu konuyu doktorunuzla konuşarak özel eğitim için yönlendirilmek için bilgi almalısınız.

Epilepside cep telefonları zararlı mı?
Cep telefonu günümüz gençlerinin çoğunun yaşamlarının bir parçası durumundadır. Cep telefonlarının güvenli olup olmadığı ile ilgili olarak hala kesin bir görüş birliği olmadığı için anne-babalar da haklı olarak bu konuda endişelenmektedir. Epilepsili çocukların cep telefonu kullanımıyla ilgili olarak diğer çocuklardan farklı bir durum saptanmamıştır. Gerekiyorsa bu konuda doktorunuza danışabilirsiniz.

Adolesanlıktan erişkinliğe geçiş
Tüm adolesanlar kimlik sorunu yaşarlar ve bu konuda yardıma gereksinim duyarlar. Epilepsilerini kullanarak sorunlarından ve hoşnutsuzluklardan kurtulmaya çalışmaları sık rastlanan bir durumdur. Örneğin; ilaçlarını aşırı miktarda alarak isyan etmek gibi. Bu gibi durumlar endişe verici olsalar da büyük bir olay haline getirmemeye çalışmalısınız. Çocuğunuza göstereceğiniz sevgi ile ve destekleyici bir yaklaşımla epilepsinin onun hayatını kontrol etmediğini belirtmelisiniz. Ona, spor aktivitelerine katılmasında, seyahat etmesinde bir engel olmadığını açıklamanız gerekebilir. Anne-baba olarak çocuğunuzun istekleri konusunda zorlanabilirsiniz. Arkadaşlıkları, ilişkileri konusunda karşılıklı konuşmanız gerekebilir. Ayrıca evlenmeleri ve çocuk sahibi olmalarında epilepsinin bir engel olmadığı söylenmelidir. Çocuğunuzun tüm bu sayılanlar için sizin yardımınıza gereksinimi vardır.

Adolesan dönemindeki tüm kişilerde olduğu gibi bir gruba ait olma ihtiyacı, epilepsi ile ilişkili durumlar nedeniyle yaşıtlarının aynısını yapamadıkları durumlar sorunlara yol açabilir. Örneğin; araba kullanmak gibi, tüm yaşıtları araba kullanmayı öğrenirken çocuğunuzun nöbetleri nedeniyle geri kalması o yaşta oldukça izole edici ve huzursuzluk vericidir. Bu gibi olayların üstesinden gelebilmesinde sizin desteğiniz çok önemlidir.

Erişkin birey olduğunda sorunlarını çözecek mi?
Aşağıdaki listeyi gözden geçirerek, çocuğunuzun artık epilepsi ile ilgili sorunlarını çözmek için  bilmesi gerekenleri bilip bilmediğini kontrol edebilirsiniz,
- Hangi uzmanlık dalındaki doktorlara başvurması gerektiğini ve onlara nasıl ulaşacağını biliyor mu?
- Tedaviye neden gereksinimi olduğunu ve nöbet geçirirse ne yapması gerektiğini biliyor mu?
- İlaçlarını almasının kendi sorumluluğu olduğunu ve evde kalmayacağı zamanlarda yanında yedek ilaçlarını taşıması gerektiğini biliyor mu?
- Tıbbi bakımını nasıl organize etmesi gerektiğini biliyor mu?

Daha sonra çocuğunuzun ileri eğitim alıp almayacağına karar vermesi gerekecektir. Bu konuda onu almak isteği en üst düzey eğitimi alması gerektiği konusunda cesaretlendirmelisiniz. Çocuğunuzun üniversitede öğrenci yaşamının her alanına katılmasında hiçbir engel yoktur. Yakın arkadaşlarına hastalığı ile ilgili açık olmak en iyi yoldur, böylelikle nöbet geçirirse ne tip bir yardıma ihtiyacı olduğu bilinir.

Tüm diğer çocuklar gibi sizin çocuğunuzun da alkol, uyuşturucu maddeler gibi konularda sosyal yaşamını nasıl düzenlemesi gerektiğiyle ilgili karar vermesi gerekir. Bu gibi seçimlerde epilepsi ile bunlar arasındaki ilişkiyi de göz önüne almalıdır.

Egzersiz epilepsiyi olumsuz tetikler mi?

Epilepsi hastaları ve aileleri genellikle egzersiz sırasında nöbet oluşacağından endişe ederek, fazla koruyucu bir tutumla gereksiz aktivite kısıtlamasına giderler.
Egzersiz sırasında nöbetler oldukça nadirdir, nöbetler genellikle egzersizden 15 dk- 3 saat sonra görülür. Bu örnekler de oldukça az sayıdadır, özellikle nöbetlerin yapısal beyin lezyonuna bağlı olduğu hastalarda egzersizin nöbetleri kötüleştirici etkisi olduğu saptanmıştır, ancak bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir.
Egzersiz ile nöbetler üzerinde olumlu etkiler de gözlenebilir. Hiperventilasyon (sık soluk alıp verme) sırasında EEG’de epileptiform aktivite artmakla beraber, egzersiz sırasında EEG’deki epileptiform aktivitenin azaldığı gösterilmiştir. Yani ters olarak egzersiz sırasında yapılan hiperventilasyon EEG’yi düzeltmektedir, bunun nedenin egzersiz sırasındaki oksijen kullanımındaki artış olduğu düşünülmektedir. Egzersiz sırasında salgılanan beta-endorfinler ile sıkıntı ve stresin azalmasının, artmış dikkat ve zihnin belli bir noktaya odaklanmasının da olumlu etkilerde bulunmaktadır.

Epilepsi tedavisinin egzersiz  üzerine etkileri nelerdir ?
Antiepileptik ilaçlar, yorgunluk, uykuya eğilim, görme bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü, koordinasyon bozukluğu gibi yan etkilere neden olabilirler. Bundan dolayı egzersiz performansı üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Ayrıca bazı ilaçlar kilo artışına da yol açabilirler, bu yan etki düzenli fizik egzersizle aşılabilir. İlaç tedavisi ile nöbetleri kontrol altına alınamayan bazı hastalarda , cerrahi tedaviler ve vagus sinir stimülasyonu uygulanmaktadır. Bu yöntemlerin kişinin fiziksel aktivitesi üzerine olan etkileri tam olarak bilinememektedir. Bu hastalarda cerrahi sonrası egzersizlere yavaş yavaş başlanmalıdır.

Spor yapan epilepsi hastalarının karşılaştığı riskler nelerdir ?
Spor aktivitesine katılma kararı alındığında egzersiz sırasında nöbetler üzerine olumsuz etkide bulunabilecek faktörlerin, hasta ve hekim tarafından bilinmesi gereklidir. Bu risk faktörleri şunlardır:

- Aşırı yorgunluk
- Uykusuzluk
- Tuz kaybı
- Su kaybı
- Aşırı fiziksel aktivite ile bağlantılı tuz fazlalığı
- Aktiviteden önce az beslenme nedeniyle kan şekerinde düşme

Spor yapan epilepsi hastalarına neler önerilir ?


Yakın temas gerektiren spor dallarında tekrarlayan minör kafa travmalarının nöbet sıklığını artırdığına dair kesin kanıtlar olmamakla birlikte epilepsisi olan atletlerin başlık kullanmaları önerilmektedir. Ayrıca yeterli sıvı alımı, aşırı egzersizden kaçınma yeterli uyku ve beslenmeye önem verilmesi gereklidir.
Önemli noktalardan biri de yaralanma riski bulunan spor dallarına katılım kararıdır.
Nöbetinin geleceğini önceden anlayan yada yalnızca gece gelen nöbetleri olan hastalar pek çok aktiviteye gözetim altında katılabilirler. Bununla birlikte yakın temas gerektiren, havacılıkla ilgili sporlar ve denetim olmadan su sporları yapılmasından kaçınılmalıdır. Nöbetleri tamamen durmuş sporcular için dahi kesinlikle yapılmaması gereken birkaç spor dalı vardır
Sık nöbet geçiren, nöbetleri kontrol altına alınamamış hastalarda spor dalı seçilirken çok daha dikkatli olunması gereklidir. Spor yapılan bölgede denetim ve güvenlik önlemleri alınmış olmalıdır. Uygun spor dalının seçimi her bir hasta için bireysel değerlendirmeye göre yapılmalı, sporcu , antrenör ve hekim birlikte tartışarak uygun spor dalına karar verilmelidir.



Epilepsili hastaların yapması sakıncalı olan sporlar nelerdir?
-  Boks
- Karate
- Denetimsiz dalgıçlık
- Tek başına yamaç paraşütü
- Tek başına paraşütle atlama
- Denetimsiz dağa tırmanma, gibi sporları yapmamalıdır.

Nöbetleri kontrol altında olmayan epilepsi hastalarının yapması sakıncalı olan sporlar nelerdir?

- Havacılıkla ilgili sporlar
- Jimnastik
- Ata binmek
-  Buz hokeyi, buz pateni
- Motor sporları
- Dağcılık
- Dalgıçlık
- Denetimsiz yamaç paraşütü
- Denetimsiz yelkencilik
- Denetimsiz su sporları ve yüzme
- Su kayağı
- Sörf, gibi sporları yapmamalıdır.

 

Egzersiz sırasında nöbet olduğu zaman ne yapmalıyız?
- Oyun alanında biri nöbet geçiriyorsa en önemli şey kişiyi yaralanmalara karşı korumaktır, bu amaçla kişiye zarar verebilecek cisimler etraftan uzaklaştırılmalıdır. Ağzın içine herhangi bir şey yerleştirmeye yada sıkılmış yumrukları açmaya çalışmak herhangi bir yarar sağlamaz.
- Nöbetler genellikle 2-5 dakika sonra kendi kendine durur.
- Nöbet sonrasında hastaların zihinsel fonksiyonlarında, şuur, motor ve duyusal fonksiyonlarda geçici bozukluklar olabilir.
- Nöbetten sonra hava yolu, solunum ve dolaşımın durumu kontrol edilmelidir. Nabız yada solunum yoksa kardiyopulmoner resüsitasyona başlanmalıdır.
- Hasta güçlükle soluyor, nöbetler hiç durmaksızın devam ediyor yada hasta yarım saat geçmesine rağmen hala kendine gelemediyse acil yardım istenmelidir.

Acil yardım gerektiren durumlar nelerdir?
- Nefes almada sorun varsa;
- Kardiyopulmoner resüsitasyon ihtiyacının varlığı
- Şuur açılmaksızın nöbetlerin peş peşe olması
- 5 Dakikadan uzun süren şuur kaybı
- Daha önce epilepsi olmayan bir kişide ilk nöbetin olması

Epilepside cerrahi tedavi var mı?
Araştırmalar tüm epilepsi hastalarında nöbetlerin yaklaşık % 25-30’nun ilaçlarla kontrol edilemediğini göstermektedir. Tıbbi tedaviye dirençli bu hasta grubunun bir kısmında cerrahi tedavi uygulanabilir. Cerrahi tedavi ile nöbetler ya tamamen ortadan kalkmakta ya da nöbetlerin sıklık ve şiddetinde önemli derecede azalma sağlanmaktadır.

Cerrahi tedavi uygulanacak hastalar devam eden nöbetleri ile birlikte kullandıkları yüksek dozdaki ilaçların kabul edilemeyen yan etkileri yüzünden “düşük yaşam kalitesi” olan hastalardır. Bu nedenlerle hasta iş bulamıyor, mesleğini yürütemiyor, her an nöbet geçirme korkusu yaşıyorsa veya ilaçların yan etkileri nedeniyle aşırı uyku hali varsa , veya araba kullanamıyorsa sosyal yaşamı sınırlanıyor demektir ve düşük yaşam kalitesine sahiptir. Bu durumlardaki hastalara cerrahi tedavi şansı tanınabilir ve cerrahi öncesi incelemelere alınabilir.

Cerrahi tedaviye alınma kriterleri nelerdir?
Cerrahi tedavi için nöroloji uzmanına başvuran veya sevk edilen hastalar mutlaka ameliyat olacak demek değildir. Hastaların önce haftalar süren bir takım cerrahi öncesi incelemelerden geçmesi ve uygulanacak cerrahi yöntemin tartışılması gerekir. Bundan sonra hastanın iyi bir aday olmadığı ve başka tedavi planlarının yapılmasına karar verilebilir.
Cerrahi tedaviye karar vermeden önce hastanın nöbetlerinin tıbbi tedaviye dirençli olduğunun gösterilmesi gerekir. Bu nedenle hastaların en az iki yıl ilaç kullanması gereklidir. En az 2-3 uygun antiepileptik ilaçın tek tek (monoterapi) ve beraber (politerapi) yeterli dozda ve sürede kullanılması sağlanmalıdır. Bu ilaçların nöbetleri kontrol edinceye kadar veya kabul edilemeyen doza bağlı yan etkiler gelişinceye kadar tedrici olarak artırılması gerekir. Nöbetlerinin nedeninin beyinde tümör, damarsal anormallik gibi yapısal bozukluğa bağlı olduğu hastalarda, cerrahi tedaviye daha erken karar verilebilir. Gerek ilaca direnç, gerekse cerrahi başarı bu durumlarda yüksektir. Nöbetler ne kadar uzun süredir kontrol edilemiyorsa, cerrahiden sonra da nöbet kontrolünün başarısı o kadar düşük ve psikososyal sorunların ortaya çıkma olasılığı o kadar yüksek olacaktır.

Başlıca iki tipte epilepsi cerrahisi yöntemi vardır. İlki ve tercih edileni epileptik odağın kendisinin kaldırılmasıdır (rezektiv cerrahi). Diğeri ise nöbet yayılım yollarının kesilmesi yoluyla nöbetlerin yayılmasını, sıklık ve şiddetini azaltmaya yönelik olan cerrahi yöntemidir (fonksiyonel cerrahi, palyatif cerrahi).

Nöbetlerin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olan rezektiv cerrahi yöntemleri, parsiyel başlangıçlı nöbetleri olan yani nöbetleri belirli bir odaktan başlayan hastalara uygulanır. Yukarda bahsedildiği gibi bu hastalar yeterli sayı, doz ve sürede ilaç kullandıktan sonra dirençli olduğu ispatlanan, yaşam kalitesi düşük hastalardır. Epileptik odak beynin tek tarafında ve nispeten zararsız yerinde ise yani ameliyattan sonra hareket kabiliyeti, bellek, konuşma, görme gibi önemli bilişsel fonksiyonları bozulmayacaksa çok gecikmeden cerrahi yöntem belirlenmelidir. Bu karar ancak cerrahi öncesi incelemeler sonrası verilebilir. Cerrahi öncesinde nöroloji uzmanı, beyin cerrahisi uzmanı, radyoloji ve nöropsikoloji, psikiyatri uzmanlarından kurulu bir ekip tarafından uygulanan testler sonucu hastanın bu tip cerrahiye uygun olup olmadığına karar verilir.

Rezektiv epilepsi cerrahisi nedir?
“Primer jeneralize epilepsi“ denilen, beyinde odak mevcut olmayan, bir kısmının ailesel olduğu gösterilebilen epilepsilere ve ayrıca „çocukluk yaş grubunun iyi huylu parsiyel başlangıçlı nöbetli“ epilepsi hastalarına kesinlikle uygulanmaz. Ayrıca hastanın ilerleyici bir hastalığı olması epilepsi cerrahisi yararlarını kısıtlayabilir. Ciddi medikal problemi olan hastalarda epilepsi cerrahisinin yarar ve zararları göz önüne alınarak karar verilir. Zeka düzeyi düşük (IQ<70) hastalara rezektiv cerrahi yapılıp yapılmaması tartışılmalıdır, çünkü bu hastaların sıklıkla yaygın anormallikleri bulunur ve cerrahi sonuç başarısız kalır. Cerrahi öncesi incelemelerde hasta ile yeterli işbirliği kurulamıyorsa cerrahi tedaviden vazgeçilir. Nöbetlere bağlı olmaksızın aktif, kronik psikozu olan hastalar için nadiren cerrahi kararı alınır.

Cerrahi planlanan hastaların çoğunluğunda noninvaziv denilen Evre 1 incelemelerden sonra cerrahiye karar verilebilir. Bu incelemeler hastanın nöbet öyküsünü, fizik ve nörolojik muayenelerini, radyolojik görüntüleme incelemelerini, nöropsikolojik testlerini, psikiyatrik muayenesini ve uzun süreli video/EEG monitorizasyonunu içerir. Cerrahi öncesi Evre 1 incelemenin en önemli kısmını saçlı deriye elektrod yerleştirilerek yapılan uzun süreli video/EEG monitorizasyonu oluşturur. Hasta yatırılarak tipik nöbetlerinden en az 3 veya daha fazlası gözlenene kadar monitorizasyona kesintisiz devam edilir. Nöbet öncesi ve nöbet sırasında hastanın görüntüsü ve eş zamanlı EEG’si kaydedilir. Nöbetlerini görmek amacıyla hastanın ilaçları sıklıkla azaltılır veya gerekirse tamamen kesilir. Uyku ve uyanıklık sırasında nöbet öncesi ve nöbet sırasındaki EEG değişiklikleri defalarca incelenerek nöbet başlangıç odağı veya alanı araştırılır. Evre 1 incelemeleri sonucu tüm testler birbirleri ile uyumlu ise ve nöbet odağı olarak beynin tek bir yerinde ve alındığında cerrahi sonrasında hastada önemli bir bilişsel fonksiyon kaybına neden olmayacaksa cerrahiye karar verilir.

Az bir hasta grubunda Evre 1 incelemeleri nöbet odağını saptamada yeterli olmayabilir veya nöbet odağının lisan, motor, duyu gibi beynin önemli fonksiyon alanları ile ilişkisini saptamak gerekiyorsa „invaziv incelemeler“ denilen daha ileri incelemelere geçilir. Ileri incelemeler yanlızca Evre 1 incelemeleri sonucunda nöbetlerinin halen tek odaktan kaynaklandığı düşünülen hastalarda uygulanır.
Rezektiv cerrahinin başarısı hasta seçimine, epilepsi tipine, epilepsi odağının yerine ve cerrahi öncesi yapılan araştırmalara bağlıdır. Hasta operasyondan sonra da 1-2 yıl ilaç kullanır. Artık nöbet gelmiyorsa ilaçlar yavaş yavaş azaltılır ve kesilir.

Epilepsi odağını oluşturan anormallik EEG ile birlikte bir damar anormalliği, iyi huylu bir kitle ve benzeri bir yapı ise cerrahi başarısı oldukca yüksektir. Ama yalnızca EEG kriterlerine göre ameliyat olacaksa temporal bölgelerden (yani beynin yan ve iç kısımlardan) başlayan nöbetlerde cerrahi başarı çok yüksektir. Beynin ön kısımlarından (frontal) veya arka kısımlarından başlayan epilepsilerde nöbet başlangıç yerini saptamak zor olduğundan başarısı da düşüktür (% 50 veya daha aşağı).

Palyatif (Fonksiyonel ) epilepsi cerrahisi ise rezektiv cerrahi uygulanamayan hastalarda nöbet yayılım yollarının kesilmesi, böylece epileptik odağı geri kalan beyin kısımlarından izole ederek nöbet yayılımını önlemek için yapılır. Tedaviye dirençli sekonder jeneralize nöbetlerde, atonik nöbet denilen ani düşme ataklarıyla seyreden nöbetler için uygulanır.

Vagal sinir uyarımı nedir?
Son yıllarda geliştirilen ve halk arasında „pil“ tedavisi olarak bilinen „vagal sinir stimulasyonu“ da fonksiyonel bir cerrahi yöntemdir. Boynun sol tarafında vagus denilen bir sinirin devamlı ya da gerektiğinde uyarılması şeklinde bir yöntemdir. Küçük bir operasyonla boyundaki sinire iki kablo ve sol göğüsün üst bölgesine uyarıcı cihaz yerleştirilir. Hasta nöbet olacağını hissettiği zaman özel bir mıknatısı uyarıcı cihaz üzerine yaklaştırarak uyarımı başlatır ve nöbeti önleyebilir. Etki mekanizması tam bilinmemektedir. Uygulanması kolay ama pahalı bir yöntemdir. Diğer fonksiyonel cerrahilerde olduğu gibi nöbet sıklık ve şiddetini azaltmak için kullanılır.

EPİLEPSİ VE GENETİK


Epilepsi ailesel ya da genetik bir hastalık mıdır?
Epilepsi (sara) hastalığının aynı ailede birden fazla kişide görülmesi durumunda ailevi epilepsi hastalığından söz edilmektedir.    
İnsan genom çalışmaları ve  gelişen çeşitli yeni teknikler ile birlikte epilepsinin genetik temellerinin aydınlatılması hız kazanmıştır. Belirli epilepsi türlerinin genetik olduğu ortaya konmuştur. Giderek epilepside genetik konusu önem kazanmaktadır, Tüm epilepsilerin %40-60’ının temelinde genetik yani kalıtsal etkilerin olduğu düşünülmektedir.

Annesi ya da babasında epilepsi varsa, çocukta epilepsi görülme riski epilepsi nedir?

 Epilepsili olguların yaklaşık yarısını nedeni bilinmeyen, daha doğrusu nedenin genetik olduğu düşünülen grup (idyopatik epilepsi) oluşturmaktadır. Bu hastalıkta nöbet şekilleri farklılık gösterebilir, dalma, sıçrama ve kasılmalı büyük nöbet şeklinde olabilir.   Bu tür epilepsisi olan anne-babaların çocuklarında epilepsi riski artabilmektedir. Beyinde sonradan oluşan bir hasara bağlı epilepside ise genetik faktörlerin etkisi yine varolmakla birlikte daha düşüktür. Anne ya da babadan birinde epilepsi olduğunda çocukta epilepsi riski  uygun incelemelerle  ve ilgili doktorlara danışılarak öğrenilebilir. Anne ve babası epilepsi olsa da çocukta epilepsi görülmemesi yüksek olasılıktır. Ailede çok sayıda epilepsi hastalığı söz konusu olduğunda çocukta da görülme riski artacaktır.

Akraba evliliği epilepsi açısından risk oluşturur mu?
Ailede epilepsi hastası varsa çocukta epilepsi olma olasılığını bir miktar arttırır. Ayrıca epilepsi ile birlikte zeka geriliği, ve diğer beyin özürleri ile birlikte olan bazı hastalıklar söz konusu olduğunda da akraba evliliği risk yaratmaktadır. Kimi zaman çok uzak diye düşünülen akrabalıklarda bile bu tip ağır genetik hastlalıklar görülebilmektedir.

Epilepsi görülmesi açısından ülkeler, etnik köken ya da ırklar arasında fark var mıdır?
Epilepsi tüm ırklarda ve ülkelerde sık karşılaşılan hastalıkların başında gelmektedir. Genel olarak görülme sıklığı ortalama % 1’dir. Ancak bazı nöbet tiplerinde etnik köken önem taşıyabilmektedir. Örneğin ateşli havale (febril nöbet) Japonya’da diğer toplumlara göre daha sıktır. Dünyada hesaplara göre 100-200 milyon kadar epilepsi hastası birey vardır. Az gelişmiş ülkelerle gelişmiş ülkeler arasında epilepsi sıklığı açısından çok büyük fark olmasa da epilepsi başlangıç yaşı ya da neden olan faktörler açısından belirgin farklar görülebilir. Örneğin bazı infeksiyon hastalıklarının beyinde yarattığı hasara bağlı epilepsiler az gelişmiş ülkelerde daha sık görülmektedir.

Epilepside kalıtım şekli nasıldır?
Epilepside değişiklikler gösteren kalıtım şekilleri rol oynamaktadır. Bu sorumlu olan gen veya genlerin kuşaktan kuşağa geçişi ile ilgilidir. Otozomal baskın (dominan) (OD), otozomal Çekinik (resesif) (OR), X’e bağlı kalıtım ve mültifaktöryel kalıtım ismi verilen, anne-babadan çocuğa aktarımın belli özellikler gösterdiği kalıtım şekilleri vardır. Bu kalıtım şekli aile ağacının doktor ve genetik uzmanı tarafından hazırlanmasıyla belirlenmeye çalışılır. Böylece risk belirlenir. Önemli olan otozomal resesif kalıtım şeklinin akraba evliliği, hatta hastalığın sık görüldüğü aynı köy ve bölgedeki evlilikler ile artmasıdır. Ülkemizde sık yapılan akraba evlilikleri sonucu hastalıkların görülme sıklığının arttığının bilinmesi önem taşımaktadır.

Çoğunlukla basit kalıtım özelliği gösteren, sara nöbetlerinin hastalığın sadece bir kısmını oluşturduğu, birçok başka bulgunun da beraber görüldüğü 160 kadar tek gen hastalığı bilinmektedir. Kalıtımda bir tek gendeki bozukluk sorumludur. Bu hastalıklar çoğunlukla belirlenebilen bir nedene bağlı (semptomatik) epilepsilerdir, çoğunluğunda zeka geriliği görülür ve epilepsilerin küçük bir kısmından, %1‘inden sorumludur. Tuberoz skleroz, Lafora cismi hastalığı, Fenilketonüri, Tay-Sachs hastalığı, Progressif miyoklonik epilepsileri bu grupta yer almaktadır ve sorumlu genleri belirlenmiştir.

Daha önce sözü edilen idyopatik jeneralize epilepsi grubunda kalıtım şekli semptomatik epilepsiler kadar net değildir. Bu nedenle genetik araştırmalar daha güçlük arzetmektedir. Bu olgularda birden fazla gen aynı epilepsi sendromuna yol açabilmekte (poligenik), edinsel ve çevresel faktörler rol oynayabilmektedir (mültifaktöryel). Ayrıca aynı epileptik sendroma birden fazla genin neden olması (heterojenite) genetik temelin aydınlatılmasını güçleştiren özelliklerdir. Buna rağmen bu grup içinde yer alan özel hastalıkların genleri bulunmuştur. Febril nöbet artı jeneralize epilepsi (FNJE), OD noktürnal frontal lob epilepsisi (ODNFLE), Selim ailesel yenidoğan konvulzüyonları (SAYK), Selim ailesel infantil konvülzüyon (SAIK) gibi hastalıklar örnek olarak verilebilir.
Bu grupta yer alan hastalıkların bazılarında sorumlu genin kromozomlardan hangisinde ve hangi bölgesinde yerleştiği belirlenmiştir. Bu bölgeler toplumdan topluma farklılık gösterebilmektedir. Genlerin bulunmasına yönelik çalışmalar devam etmekte ve aylar-yıllar içerisinde yeni buluşlar yapılmaktadır. Bu hastalıklara örnek olarak Çocukluk çağı selim miyoklonik epilepsi, Çocukluk çağı absans epilepsisi (ÇÇAE), Jüvenil absans epilepsisi (JAE), Jüvenil miyoklonik epilepsi (JME) verilebilir.

Basit ve karmaşık kalıtım şeklini belirlenmesi moleküler genetik araştırmalar (geni bulmaya yönelik bilimsel çalışmalar) açısından son derece önemlidir. Karmaşık kalıtım şekli gösteren hastalıklarda genin bulunduğu bölgeyi belirlemek (bağlantı analizi) ve sorumlu geni saptamak daha güçtür.

Ailemizde epilepsi var, bunu araştırmak için ne yapmalıyız?
Böyle bir durumda hasta ve sağlam aile bireylerinin epilepsi konusunda çalışan bir bir nöroloji uzmanına başvurması gerekmektedir.
Epilepside kalıtım rolünün aydınlatılabilmesi için titiz bir çalışma yapılması     gerekir. Ayrıntılı klinik değerlendirmeyi takiben amaç moleküler genetik incelemelerin planlanmasıdır. Bu da klinisyen ve genetikçi arasında ortak bir çalışmayı gerektirir.
Öncelikle hastanın, sonrasında diğer hasta yakınlarının doğum öncesini de içeren ayrıntılı özgeçmiş, nöbet veya nöbetlerin başlangıç yaşı, detaylı özellikleri, eşlik eden nörolojik bulguları, EEG ve beyin görüntüleme özellikleri incelenerek epilepsi hastalıkları tanımlanır.

Tüm bu bilgilerle aile ağacı hazırlanmalı, her ayrıntı, özellikle doğum tarihi, isim değişiklikleri, ölü doğumlar, akraba evlilikleri, doğum bölgesi işaretlenmelidir. Her görüşmede aile ağacının yenilenmesi, yeni doğumlar ve etkilenen bireylerin eklenmesi unutulmamalıdır. Ancak ayrıntılı hazırlanmış bir aile ağacı üstünde kalıtım şekli anlaşılabilir.

Yakın zamanda geliştirilen çeşitli genetik testler de kan tetkikleri ile yapılmakdadır. Ancak bu tetkikler rutin uygulama şeklinde değil, doktorunuzun gerek göreceği  özel durumlarda yapılmaktadır.

Yaşlılıkta görülen  epilepside  nelere dikkat etmelidir?
Tıptaki gelişmeler sonucunda giderek insan ömrü daha uzun olmakta, felç, kalp krizi ve trafik kazası gibi durumlar günümüzde eskiye oranla daha kolay atlatılmaktadır. Ancak diğer taraftan uzun yaşam süresine bağlı olarak epilepsi nöbeti geçirme olasılığı da artmaktadır. Istatistiksel çalışmalara bakıldığında 2020 yıllarda yeni tanı konulan nöbetlerin en azından yarısının 65 yaşından büyük kişilerde görülmesi beklenebilir. Öte yandan yaşlı hastalarda birden fazla hastalığın bir arada bulunması sık görülen bir durum olmakta ve hepsi için ayrı ayrı ilaç kullanması güçlüklere ve karışıklığa yol açabilmektedir. Hastalar   hangi ilacı aldıklarını  ve ilaç alma saatlerini hatırlamada güçlük çekerler. Bu gibi durumları önlemek için ilaç kutusu ve takvim kullanmak yararlı olabilir. Dikkat edilmesi gereken bir başka durum ise ilaçların yan etkileridir çünkü yaşlı kişilerde ilaçların yan etkileri daha sık görülür. Denge kaybı, ayakta durma güçlüğü vb. Gibi nedenlerle     düşerlerse bir yerlerinin kırılması da oldukça kolay olacaktır.

Yaşlılarda nöbete yol açan nedenler nelerdir ?
Çoğunlukla neden bulunamayabilinir. Ancak saptanabilen nedenler arasında aşağıdaki durumlar sayılabilir :
- Felç ( inme, beyin atağı ) : En sık görülen neden olup epilepsiye yol açan durumların yaklaşık üçte birini oluşturur.
- Beyin tümörleri: İkinci sıklıkta görülürler
Kalple ilgili sorunlar (örneğin myokard infarktüsü)
- Alzheimer hastalığı gibi bunama ile giden durumlar
- Diğer organları tutan hastalıklar (böbrek ve karaciğer hastalıkları, şeker hastalığı ve alkolizm)
- Beyin ameliyatları , kafa travmaları
- Çeşitli ilaçlar (nefes açıcılar, sakinleştirici ilaçlar, depresyon için kullanılan ilaçlar gibi)
- Alkolü bırakma sırasında nöbetler gelişebilir
- İltihabi beyin hastalıkları ( menenjit, ensefalit)

Epilepsi en çok hangi yaşlarda görülmektedir ?
Epilepsi hastalığının yaşamın ilk birkaç yılında görülme sıklığı oldukça yüksektir ancak yaşlılık ile birlikte yeniden görülme sıklığında artış görülmektedir.

Epilepsi nöbetleriyle birlikte nasıl yaşanabilir?
Zihinsel ve fiziksel olarak sağlığı yerinde olan bir kişi kendi ihtiyaçlarını kendisi de giderebilir ancak yaşanan ev ortamını daha güvenli hale getirmek için bazı noktalara dikkat etmek yerinde olacaktır.
- Mümkünse merdivensiz düzayak bir evde yaşamı sürdürmek önerilebilir,
- Hastanın ayaklarının kayıp veya bir engele takılıp düşmesini engelleyici tedbirler alınması uygun olur (örneğin yerler boydan boya halıyla kaplanabilir, zemini kayganlaştırıcı maddelerden uzak durulabilir vs..)
- Mobilyaların köşelerinin keskin ve sivri olmamasına dikkat edilmelidir
- Sigara ve pipo gibi yanıcı maddeleri kullanırken dikkatli olunmalı, mümkünse hiç kullanmamaya çalışılmalıdır
- Ocakta yapılan işler sırasında özellikle dikkatli olunmalı, çay koymak, kızartma yapmak vb işlerden mümkünse uzak durulmalı hatta koşullar uygunsa mikrodalga fırın kullanılmalıdır
- Sıcak yemek tencerelerini taşımamaya dikkat etmeli, tabaklara servis yapılmalıdır
- Bulaşık yıkarken lastik eldiven giyilmesi uygun olacaktır
- Sıcak içecekler için elektrikli ısıtıcı veya ülkemizde kullanımı çok yaygın olmasa da mikrodalga fırın önerilebilir
- Yıkanırken kapı kilitlenmemeli, yalnızken banyo yapılmamalı, mümkün olduğunca küvet çok doldurulmadan tercihan duşla yıkanmaya dikkat edilmelidir.

Eğer tek başına yaşamak zorundaysa düzenli olarak birilerinin telefonla veya eve gelerek kişiyi kontrol etmesi sağlanmalıdır

Epilepsi rahatsızlığı toplumda çok yaygındır ve birçok kişide vardır. Epilepsi hastalığının her yaşta olabilir. Bu hastalık nedeniyle kişinin toplumdan izole edilmesi doğru değildir. Mümkün olduğunca herkes gibi normal bir yaşam sürdürmesi teşvik edilmelidir. Aksi takdirde hastalığın kendisinden çok toplumdan izolasyonun yaratacağı problemler daha engelleyici olacaktır. İlaçların düzenli kullanılmasıyla nöbetlerin önemli bir kısmı kolaylıkla kontrol altına alınabilinmektedir.   Nöbetler olsa da günlük yaşamı herkes gibi sürdürebilmek biraz daha dikkatli ve tedbirli olmak koşuluyla pekala mümkündür.

Kaynaklar

Epilepsi El Kitabı : Türk Epilepsi ile Savaş Derneği

Epilepsy Action,

 


© 2012 Dr. Fehim Arman
Epilepsi | Başağrısı | Migren güncesi | İnme (felç) nedir? | Alzheimer Hastalığı |

Tasarim&Seo Doktorwebpaketi.com